Yeni Bir Dil Öğrenmek

“Bir dil bir insan, iki dil iki insan” sözünü mutlaka birilerinden duymuşsunuzdur. Nedenini hiç merak ettiniz mi? Birçoğumuz yeni bir dil öğrenmek istiyoruz ama başlamak için bir türlü doğru zamanı bulamıyoruz. Bu işe başlamış ancak devamını getiremiyor da olabiliriz. Yeni bir dilin bize birçok alanda getirileri oluyor. Bu noktada yeni bir dil öğrenmenin beynimize ve bize olan yararlarından bahsedeceğim.

Yabancı bir dil öğrenmek

Dil öğrenmek uzun süreli ve sürekliliğe dayanan bir olay. Öğrendiğimiz yeni kelimeleri, cümle yapılarını neredeyse her gün tekrar etmemiz gerekiyor. Bir yerde okurken “aa ben bu kelimeyi biliyorum ama şu an aklıma gelmiyor” dememek için günlük, haftalık ve aylık tekrarlar yapmalıyız. Ayrıca dinleme, okuma ve konuşma noktasında bilgilerimizi kullanabilmeliyiz. Bu yüzden yalnızca teorik değil aynı zamanda uygulamalı olarak çalışmalıyız. Bu durumda yardımımıza yetişen “Cambly ve Dualingo” gibi uygulamalar size birçok dil için destek olabilir. Yabancı bir dil bilmenin faydaları saymakla bitmez ancak şimdi bize ve özellikle beynimize olan etkilerinden konuşacağız.

1- Beyni Şaşırtıyor!

Beynimizde bulunan “hipokampus bölgesi” hafıza ve öğrenmeden sorumlu bölgedir. Ayrıca kısa süreli belleğin uzun süreli belleğe dönüşmesinde rol oynar. Öğrendiğimiz bilgileri depolar, gerektiğinde geri çağırır. Unutmayalım ki aktif olarak kullanılmayan bilgiyi geri çağırması zordur. İsveçli araştırmacıların yaptığı bir deneyin sonucuna göre, dil öğrenen insanların hipokampus bölgeleri genişliyor. Bu bölge her yaşta genişleyebilir, genişledikçe daha fazla bilgi depolar hâle gelir. Dil öğrenmek hafızayı ciddi anlamda güçlendirir.

2- Beyin Yaşlanmıyor!

Yeni bir dil öğrenmek beyni en çok çalıştıran işlerden biridir çünkü beyni olabildiğince zorlar. Bedene kıyasla beyin kolaylıkla yaşlanmıyor. Beyni ve hafızayı dinç tutmak aslında kendi elimizde. Hangi yaşta olursak olalım beynin dil öğrenme kısmını çalıştırabiliriz. Bu noktada beynimizi keskinleştirmek bizi Alzheimer gibi belli rahatsızlıklara karşı koruyan bir kalkan görevindedir. Hafızamız dinç kalır ve beynimiz kolayca yaşlanmaz. Bu etkileri gözlemleyebilmek için yaklaşık 6 haftalık sürenin geride kalması gerekiyor. Bu süreç ile birlikte beynimize sağlıklı bir gelecek vadediyoruz.

3- Çoklu iş Yapma Becerisini Geliştiriyor!

Diller arası geçiş yapabilmek, beynin esnek çalışmasına ve daha aktif olmasına ciddi anlamda katkı sağlıyor. “Multitasking” olarak da bilinen çoklu iş yapma becerimizi geliştiriyor. Beyinde yaratıcılığı artırıyor, çok hızlı çalışmasına olanak sağlıyor. Böylelikle hafıza zorlayıcı işlerin bile kolaylıkla üstesinden gelebiliyoruz. Ayrıca birden çok dil bilirsek işlerimize daha iyi odaklanıyoruz.

4- Farklı Dünyalar Tanıyoruz!

Yabancı bir dil biliyorsak o dile ve kültüre hakim olan yeni arkadaşlar edinebiliriz demektir! İkinci veya üçüncü bir dilimiz olduğunda farklı kültürlerden insanları ve onların yaşam tarzlarını da tanırız. Global ilişkilerimiz güçlenir, farklı bakış açılarına maruz kalırız ve bu durum bizi inanılmaz geliştirir. Olaylara olan tutumumuz ya da insanlara karşı yaklaşımımız değişir. İletişim becerimiz geliştiği için doğrudan özgüvenimiz de artar.

5- İş Seyahatlerinde Aranan Kişi Olmak!

Çalıştığımız yerde yeni bir müşteri bulmak ya da yeni bir tesis kurmak gibi sebeplerle yurt dışına çıkmak gerekebilir. Bu durumda iş konusunda en iyi olsak bile eğer orada konuşulan dili bilmiyorsak işleri halledemeyiz. Örneğin, Fransızların çoğu İngilizce yerine kendi dilleri olan Fransızca konuşmayı tercih ediyor. Diyelim ki bir kurumda o ülkeye gidip işi alacak bir kişi lazım. Bu noktada eğer Fransızca biliyorsak ilk olarak biz tercih ediliriz.

Yeni bir dil öğrenmek bize sayısız fayda sağlar. Beynimizi, hafızamızı güçlendirir. Aynı zamanda farklı yerler görme, yeni arkadaşlıklar edinme, değişik lezzetler tatma gibi harika fırsatlar sunar. Hem sosyallik hem de kariyer anlamında güçleniriz.

 

Melek Kartal

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *