UZAYDA BİTKİ YETİŞTİRMEK!

 Uzayda yaşama imkanları bulmak için çalışmalar her geçen gün hızla ilerlerken, bir yandan da bu koşullar sağlanınca beslenmenin nasıl olacağı da kafaları karıştırıyor. Bitkilerin yer çekimi olmayan ortamda nasıl yetiştirilebileceği de bilim insanları tarafından ele alınan bir konu oldu.

Dünyamızın karşı karşıya olduğu sorunlar zaman ilerledikçe artış gösterirken insanların yaşamsal sorunlar yaşayabilme ihtimali birtakım endişeleri de peşinden sürüklüyor, insanlığın geleceği için endişe duyuluyor. İklimsel değişimler, küresel olaylar, hava kirliliği ve daha birçok etki birbiri ardına sıralanmış bir dizi reaksiyonu oluşturmakta ve tabii ki tahmin edebileceğiniz gibi birçok felaketi de peşinden sürüklemektedir. Bizden çok da uzakta olmayan yakın bir gelecekte dünyadaki yaşamın tehlike altında olduğu bilim insanları tarafından sürekli ifade ediliyor.

Üzerinde yaşadığımız gezegenin hızla zarar görmesi uzaydaki çalışmaların da hız kazanmasına ön ayak oldu. Uzayda uygun koşullar sağlanıp yaşam inşa etmeye çalışılması da bunun ispatı niteliğinde.

Yaşamsal faaliyetlerin en önemli unsurunun beslenme ve gıda eldesi olduğu kaçınılmaz bir gerçek! Astronotlar, görev esnasında sadece dondurulmuş ve hazır besinler ile beslenmektedir ve bu durum hepimizin tahmin ettiği gibi çok sağlıksız ve tükenmesi çok kolay olan bir beslenme yöntemi olmakla birlikte fiziksel ve mental açıdan da şahısları olumsuz etkileyecek bir durum! Bu nedenle bilim insanları ”uzayda bitki nasıl yetiştirilir, bakımı nasıl yapılır?” gibi sorulara cevap aramak için çalışmalara başladılar.

 

 

İlk bakışta biraz garip bir başlık gibi gelebilir fakat insanların bilim sayesinde bugüne kadar başardıklarını düşünürsek uzayda bitki yetiştirmenin pek de garipsenecek bir durum olmadığını daha iyi anlayabiliriz. Evet, uzayda bitki yetiştirmek mümkün ve insanlar bunu tahmin ettiğinizden çok daha uzun süre önceden başardılar.

Uzayda yetiştirilen ilk bitki, 1982 yılında artık ana amaçları doğrultusunda kullanılmayan ve bir nevi emekli olan bir Rus uzay istasyonunda yetiştirildi. Bu bitki elbette özenle seçilmiş ve uzay koşullarında yetiştirilebilecek bir bitkiydi. Bitkimiz, beyaz çiçekli ve cılız bir bitki olan Arabidopsis thaliana’ydı. Bu bitkinin seçilmesinin özel sebepleri vardı. En başlıca sebep; bitkinin kısa sürede birçok analize fırsat tanıyan oldukça hızlı bir yaşam döngüsüne sahip olması. Hatta bu özelliğinden dolayı bilim insanları bu bitkiye kendi aralarında “fruit fly of plant science” yani “bitki biliminin meyve sineği” diyorlar.

                                                           

Günümüzde ise bitkiler insanlığın uzaydaki tek laboratuvarı diyebileceğimiz International Space Station yani Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yetiştiriliyorlar. Peki alçak Dünya yörüngesinde, yaklaşık 410 km yükseklikte bulunan bu istasyonda nasıl oluyor da bitki yetiştirilebilir? Bu noktada tahmin edeceğiniz üzere gelişmiş teknoloji ve tecrübeli bilim insanları devreye giriyor. Bitkinin güneş ihtiyacı gelişmiş teknolojiye sahip yapay güneş ışıklarıyla donatılmış odalarda karşılanıyor. Tohumlar, kedi kumuna benzeyen, besin açısından zenginleştirilmiş bir tabana ekiliyor ve gübre peletleri ile gübreleniyor. Uzayda yerçekimi yokluğunda su akamayacağı için dikkatli ve ölçülü bir biçimde köklere su verilerek sulama işlemi gerçekleştiriliyor. Yerçekimi yokluğunun getirdiği zorluklar sadece bununla bitmiyor. Mikro yerçekiminde birleşerek kabarcıklar oluşturan ve yükselen gazlar için tavana yerleştirilmiş özel fanlar kullanılıyor ve gerekli hava sirkülasyonu sağlanmış oluyor. Böylece gerekli oksijen ve karbondioksit akışı da gerçekleştiriliyor. Tüm bu komplike olaylar gerçekleşirken tabii ki de oluşabilecek anomali sayısı da bir o kadar fazla oluyor. Bu konuyla da; istasyonda bulunan, mini bir buzdolabı büyüklüğünde olan ama teknoloji açısından çok gelişmiş, boyutu küçük işlevi büyük diyebileceğimiz bir odacık kullanılıyor. Bu odacık, içerideki komplike koşulları izleyen hassas sensörlerle bitkileri anlık olarak takip ediyor ve oluşturulan bu verileri istasyon dışında dünyada bulunan yetkililer dahi inceleyebiliyor. Tüm bunlar yaşanırken astronotların rutin olarak yapması gereken şeyler ise basit; su eklemek ve filtreleri değiştirmek, hepsi bu. 


                    

Bitkilerin uzay ortamında garip bir şekilde davrandığı ve bunun sebebinin henüz çözülemediği bilim dünyası tarafından araştırma konusu. Yer çekimsiz ortam, bitkiler üzerinde stres gibi etkiler yaratabiliyor. Son çalışmalar neticesinde bitkilerin bu davranışlarına neden olan etkenin, kökleri olduğu keşfedildi. Bitki kökleri, bir beyin görevi görüp, ortamı algılıyor ve bitkiye bazı uyarılar gönderiyor. Bu sinyalleri alan bitki ortamın durumuna göre hareket etmeye başlıyor. Bu keşif küçük bir adım gibi gözükse de, aslında büyük bir başlangıcın ilk adımı. Bu aşamadan sonra bitkiler yer çekimsiz ortamlarda test edilecek ve ortama ayak uydurmaları, yaşayabilmeleri için gerekli çalışmalar yapılacak.

Tüm bunlara bakarak, bilimin gücünü bizlere bir kez daha kanıtladığını söyleyebiliriz. GELECEK BİLİMDE…

 

Yazımı bitirmeden önce birçok noktada olduğu gibi bu yazıda da benden desteğini ve katkısını esirgemeyen yol arkadaşıma teşekkürler ve kocaman sevgiler!

   

SEVGİYLE KALIN…

          

                                                                                           HİVDA ZEREN DURUK

               

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *