SLEEP TIGHT

Her sabah güne yaşamak için hiçbir sebebiniz, en küçük bir ümidiniz olmadan kalktığınızı düşünün. Dışarıda yağan karı görmek, sizi mutlu eden bir şey yapmak veya sevdiğiniz biriyle konuşmak için bile hiçbir istek hissetmediğinizi… Sleep Tight; mutluluk hissedemeyen, yaşamak için bir neden bulamayan bir adamın mutsuzluk yaratarak var olma çabasını anlatan bir film. Sadece Gaudi ödüllerinde 6 tane ödül almış olan film, toplam 9 ödüle ve 22 adaylığa sahip.

Filmimizde Cesar (Luis Tosar), bir apartmanda apartman görevlisi olarak çalışmaktadır. Kendini hiçbir zaman ‘mutlu’ hissedememiş olan Cesar; etrafındaki kişileri de mutlu görmekten hoşlanmamakta, gerek sözleri gerekse davranışları ve küçük oyunlarıyla etrafındaki insanları da mutsuz etmektedir. Buna karşılık apartmanda yaşayan ve Cesar’ın ne kadar çabalarsa çabalasın mutsuz edemediği tek bir isim vardır: kiracı Clara (Marta Etura). Clara, başına ne gelirse gelsin pozitif kalmayı başarabilen bir kişiliktir ve bu özelliği Cesar’ı inanılmaz derecede rahatsız etmektedir. Clara’yı mutsuz etmek için olağanca bir çaba halinde olan Cesar, Clara mutsuz olmadıkça çabalarının dozunu arttıracak ve çok daha tehlikeli yollara başvuracaktır.

 

Filmi izlerken Cesar’ın neden insanları mutsuz etmek istediğiyle ilgili birçok teori üretebiliriz: kıskançlık, aşağılık kompleksi, sosyopatlık… Bence Cesar’ın insanların mutsuzluğuyla hayatta kalabilmesi asgari düzeyde hayatta kalabilme arzusundan kaynaklı. Artık öyle bir devirde yaşıyoruz ki bireysel mutluluğumuzdan çok toplumdaki mutluluk ortalamasına göre kendimizi mutlu veya mutsuz olarak nitelendiriyoruz. Instagram, Facebook ve diğer tüm sosyal ağ platformlarında olabildiğince ‘mutlu profiller’ yaratmaya çabalıyoruz ki biz de diğer insanlar gibi olabilelim, asgari şartlara uyum sağlayabilelim. Çevremizdeki insanların bizden daha fazla mutlu olmasını da istemiyoruz, bunu kaldıramıyoruz. Cesar da aslında filmde bu durumu yaşıyor. Etrafında ondan mutlu insanları görmeyi kaldıramadığı, onları içten içe kıskandığı ve anlık iyi hissetmelerin ona gerçek bir mutluluk vermediğinin farkında olduğu için yaptığı eylemlerle çevresini de mutsuz ve huzursuz hissettirmek istiyor. Buna karşılık olarak Clara’nın her türlü olumsuzluklara rağmen devam eden bu pozitif tavrıysa Cesar’ı daha çok hırslandırıyor, hatta bir yerden sonra Cesar’ı hayata bağlayan tek şey Clara’yı mutsuz hissettirme çabası oluyor. Yaşanan/yaşattığı her şeyden sonraysa Cesar Clara’ya hayatta nasıl mutlu olunabileceğini öğrendiğini söylüyor fakat bana kalırsa Cesar mutlu olmayı değil bir şeylere bağlanabilmeyi öğreniyor ve bu bağlanma durumu aslında onu hayatta tutan, yaşaması için neden veren tek şey haline geliyor. İnsanlık olarak yaşamak için bir şeylere bağlanma ihtiyacı duyuyoruz, bir şeylerin bizi hayata bağlamasını istiyoruz. Cesar da bu ‘bağı’, etrafındaki insanlarda da aynı kendisinde bulunan kalıcı ve gerçek mutsuzluklar bırakabilmekte buluyor.

Filmde Cesar’ın niye böyle bir psikolojiye sahip olduğuyla ilgili flashbackler bulunsaydı eğer Cesar’ı daha iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum. Cesar ve annesinin filmde sahneleri bulunuyor fakat bu sahnelerde Cesar’ın geçmişiyle ilgili pek bir bilgi edinemiyoruz. Filmi daha iyi anlayabilmemiz için bu tür geçmişle bağlantı yapabileceğimiz bir sahnenin olması iyi olurdu. Bunun dışında Cesar’ın Clara’yı mutsuz etme amaçlı yaptığı anonim tacizlere karşı Clara’nın tavrını ben çok rahat buldum. Hem mesajlarla hem mektuplarla rahatsız edilmesine karşın Clara gereğinden fazla saf kaldı bence filmde. Bu ayrıntı filmin inandırıcılığını bir tık zedelese de, diğer taraftan Cesar’ın planlarının fazla detaylandırılmış olması bu eksikliği kapattı. Bunların dışında Sleep Tight gayet gerilim dolu ve ‘rahatsız edici’ bir filmdi. Yer yer ‘Bu kadarı da olmaz.’ dedirten kısımları olsa da gayet sürükleyici, nasıl bittiğini anlamadığım bir film oldu. Umarım hiçbirimiz ne hayatlarımızda ne de yataklarımızın altında Cesar gibi mutsuzluktan beslenen kişilikler barındırmıyoruzdur! Dikkatli olmak gerek…

 

                                                                                                                              Zeynep Sude Mıdıkoğlu

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *