SEÇİM YAPMAK SİZİ KORKUTMASIN!

Hepimiz gün ışığının aralanmış perdelerin arasından sızmasıyla birlikte uyanır ve uyandığımız gibi belli tercihler yapmaya başlarız. Hatta sabah gerçekleştireceğimiz çoğu şeyi akşamdan belirler böylelikle gece rahat bir uyku çekeriz. Sabah hangi kahveyi içeceğimiz, toplantıya giderken hangi kravatı takacağımıza dair sorular kafamızda döner durur. Bunlar her ne kadar basit tercihler olarak görünse de bizim için çok daha fazlasını ifade ediyorlar.

Beynimizin Karar Verme Mekanizması

Beynin karar verme mekanizmasına baktığımız zaman bu konuda insan beyninin mükemmel bir donanıma sahip olduğunu görürüz. Karar verme sürecinde çok fazla faktör vardır bunlar çoğunlukla psikolojik şeyler olsa da insan beyni düşünme, muhakeme ve seçim yapma gibi konularda mükemmel bir sisteme sahiptir.

Bu alanda çalışma yapan Daniel Kahreman ve Amos Tversky elde ettikleri sonuçlara göre beynimizin karar vermede iki kısımdan oluştuğunu görmüşler. 1. Kısmın çok hızlı kararlar aldığı görünürken diğer kısmın  daha yavaş ve verileri daha detaylı düşünüp incelemeler yaptıktan sonra karar verdiği görülmüş. Kısım 2 hangi kokteyli içeceğinizi ya da nereye gitmek istediğinizi seçerken; 1. Kısım ise daha çok acil ve/veya panik durumlarında,  dürtü ve içgüdülerinize bağlı karar verme anlarında ve bilinçsizce (alışagelmiş otomatik durumlar) karar verdiğiniz durumlarda aktiftir. Bu kısım hayatta kalmamızı sağladığı için daha az bilgiyle kısa yoldan daha hızlı bir şekilde karar vermemizi sağlar. Yani özetle bizi düşmanlardan ve olumsuz durumlarda tehlikelerden korumak için hızlıca aldığımız kararlarda önem arz eder. Buna ek olarak tanımadığımız biri hakkında birtakım izlenimler çıkarmak da kısım 1’e ait bir özelliktir. Bunun gibi birçok durumda olumlu ya da olumsuz genellemeleri sistem 1 verir.

Karar verirken yaptığımız seçimlerimiz de oldukça önemlidir. Bazen o kadar zor olan iki seçeneğin arasında kalırız ki bu iki seçeneğin üzerine daha fazla düşünmekten yorulur ve her iki seçenekten de vazgeçeriz.

Aslında durum basit: Ne kadar çok seçenek o kadar çok kafa karışıklığı! Yapılan bir sosyal deneyde bir market raflara 6 çeşit reçel koyarken belli bir süre sonra raflara 24 çeşit reçel koyuyor ve alım oranları gözle görülür bir şekilde azalmaya uğruyor. Bunun sebebi nedir?

Yeni bir kavram: FOBO

Üzerinde saatlerce günlerce durur düşünür iyice muhakeme yaptıktan sonra bir seçimde bulunuruz. Ya sonra? Ya doğru olduğunu düşündüğümüz ama gideceğimiz akşam yemeği için yanlış elbiseyi seçtiysek? Halbuki en başta doğru olduğunu düşünmüştük, bu bizim için en iyi seçenekti. Tam bu noktada ‘’FOBO’’ olarak adlandırdığımız ‘’Fear Of Better Options’’ dilimize çevrilmiş haliyle “daha iyi bir seçeneğin varlığından korkma durumu” ile karşılaşırız. Gün içinde 35 binden fazla seçim yaparız ve hep en iyi seçeneği seçmeye çalışırız ama kime göre iyi, kime göre doğru? Buna ek olarak 2 seçenekten birini tercih ederken diğer seçeneği de reddetmiş yani vazgeçmiş oluruz. Peki ya vazgeçtiğimiz, elimizin tersiyle ittiğimiz iş fırsatı bizim için daha uygunsa? Gün içinde sıklıkla bu tür sorulara cevap bulmaya çalışıyorsanız bu konu ilginizi çekebilir!

En basit olaydan tutun hayatımızı kökünden etkileyecek önemli tercih anlarında bile ‘’FOBO’’ ile karşılaşırız. FOBO’ya sahip insanlar herhangi bir karar verme durumunda bütün seçenekleri saplantılı bir şekilde araştırır hepsinin üzerinde defalarca durur, düşünür ona rağmen en iyi seçeneği kaçırıyormuş gibi hissederler. Peki ya bu mükemmellik ya da tatminsizlik mi yoksa hiçbiri mi?

Patrick Mcginnis’in adını koyduğu bu kavramla son zamanlarda çok daha sık karşılaşmaya başladık: dijital çağın getirdikleriyle birlikte oturduğumuz yerden sayısız bilgiye erişebiliyor böylelikle çok daha fazla seçeneğe ulaşarak kıyas yolu ile karar vermemizi zorlaştırıyoruz.

Özetlemek gerekirse, seçimler kişiye özgüdür bir seçim yapar ve diğer seçenekleri reddederiz. Önemli olan seçtiğimizin ne kadar iyi ya da göz ardı ettiğimiz seçeneğin daha güzel olması değil her iki ihtimalin de sonunda oluşan sonucu kabul etmemizdir. Önemli olan hiç şüphesiz budur.

Begüm GÜR

KAYNAKÇA:

https://www.kigem.com/beynimizin-karar-alma-mekanizmasi-nasil-calisir.html

https://www.aksam.com.tr/mor-papatya/fobo-nedir-fobo-nasil-duzelir/haber-1025485

http://blog.milliyet.com.tr/psikoloji-ve-dusunme-gucu/Blog/?BlogNo=18669

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *