Öğrenmek ve Hafızada Tutabilmek

Hayatta hangi role sahip olursak olalım sürekli bir öğrenme ve bunları hatırlama durumu içindeyiz. Bir gün içinde milyonlarca uyarıcıya ve bilgiye maruz kalıyoruz. Beynimizse, doğası gereği, kendini koruyabilmek için önemli olanları ayıklayıp hafızaya alırken önemsiz gördüklerini siliyor. Pek tabii, beynimiz bize göre şekillendiği için önemli olan bilgilerin seçilmesi de bize bağlı. Her insan farklı öğrenme şekillerine sahip olsa da “Öğrenmenin Temeli”ni anlayabildikçe kendimize göre şekillendirebiliriz. Peki, biz etkili ve hızlı öğrenmek için nasıl bir yol izleyebiliriz?

1-Hazırlık aşaması

Nasıl spora başlamadan önce ısınma hareketleri yapmak, kaslarımızı çalışmaya hazır hale getiriyor ve olası sakatlanmaları en aza indiriyorsa beynimizi de ısındırmak, konsantrasyon aşamasına hazırlığı ve aktif olmayı beraberinde getiriyor. Bunu 4 dakikalık nefes egzersizi ile yapabilirsiniz. Nefesi burnumuzdan alıp ağzımızdan vererek nefeslerimize odaklanıyoruz. Nefesler ne çok sığ ne çok derin olmalı, havanın akciğerlerinize ve vücudunuza ulaştığından emin olsanız yeterli. Bir diğer yolsa açık havada yine nefesi burnunuzdan arka arkaya çekip zorlandığınızı hissettiğiniz noktada ağzınızdan vermeniz, ciğerlerinizin şiştiğini hatta gözlerinizin daha canlı görmeye başladığını fark edeceksiniz. Temiz hava olması bol oksijen açısından iyi olsa da bünyeniz fazla oksijene alışık değilse baş dönmesi olabilir veyahut çok soğuk havada ciğerlerinize ve beyninize buz batıyormuş gibi hissedebilirsiniz, dikkatli olun.

2-Odaklan, Odaklan ve Odaklan

Öncelikle, kendinizi sıkarak ve zorlayarak konsantre olmayı denerseniz beyniniz bu zorlamayı düşman olarak algılar ve öğrenme işimize taş koyar. Bu yüzden kendinizi zorlamamalı, keyif aldığınızı hissetmelisiniz. Konsantrasyonunuzu 20 dakikaya çıkarırsanız öğrenme sürecinin önemli bir adımını başarmış olacaksınız.

Ne yapabilirsiniz?

Bir A4 kağıdının ortasına siyah büyükçe bir daire boyayın ve onu gözünüzden belli bir mesafede olacak yere yapıştırın- bu yattığınız yerin tavanı da olabilir böylelikle her gece yatmadan önce o daireye odaklanmaya çalışırsınız- 20 dakika nefes egzersizi ile o daireye odaklanmaya çalışın. Başka bir şeye dikkatiniz kayarsa en başından almanız gerektiğini de unutmayın. Hadi! 20 dakika dayanabilirsiniz.

Bir başka yolsa her gün farklı bir eşyayı 20 dakika incelemek olabilir ama tüm dikkatiniz o eşyaya vermelisiniz.

3-Eh, Biraz Hayal Gücü

Öğrenme eylemi beynin tek lobu ile gerçekleşmez. Hem mantıklı, sayısal, ayrıntıcı olan sol beyni hem de yaratıcı, sözel, bütüncü olan sağ beyni birlikte kullanmak ile gerçekleşir. Öğrenmeye başlamadan önce, konuyu hayalinizde her yönüyle canlandırmaya çalışın. Böylelikle beyninizde gerekli kısımlar canlanmış ve bilgiyi almaya hazır hale gelmiş olacak.

Birçok hatırlama tekniğinin temelini oluşturan hikayeleme yöntemi de hayal gücünün önemli olduğu bir tekniktir. Hatırlamak istediğiniz şeylerden bir hikâye yaratıyorsunuz. Bu hikâye ne kadar alışılmamış, ilginç olursa o kadar akılda kalması kolaylaşıyor.

4-Duygular ve Bağlantılar

Hayatınızda çok net hatırladığınız anları düşünün. Genelde bu tür anlar duygu yoğunluğunun fazla olduğu durumlardır; Çok stresli, mutlu, heyecanlı, üzgün olduğunuz anlar. Aslında bu kısım yine duygusal olan sağ beyni çalıştırmakla alakalı. Severek yaptığınız, bilgi sahibi olmak için çabaladığınız şeyleri düşünün. Heyecanla beklediğiniz dizinin bölümünü izledikten sonra arkadaşlarınıza anlatırken her detayı, size hissettirdiklerini dahi, net bir şekilde hatırlar ve üzerinden zaman geçse de o bölümü tekrar konuştuğunuzda çokça detay verebilirsiniz. Peki, bunun konumuzla ne alakası var? Eğer konu için heyecan duymaya başlarsanız, öğrendiğinizde derin bir hayret yaşarsanız çok daha iyi öğrenir ve hatırlarsınız. Eğer gerçekten çok sıkıldığınız bir konuysa beyninizi kandırmanız gerekebilir. Sanki hiç sıkılmıyormuş gibi davranmaya başlarsanız bu sizi de etkileyecek ve beyniniz buna kanıp size ayak uyduracaktır.

Yeni öğrendiğiniz bilgiyle eski bilgileriniz veya tahminleriniz arasında bağlantı kurarsanız anlamanız, öğrenmeniz kolaylaşacaktır. Bu yüzden bilgi üstünde düşünüp tahmin yürütme, bağdaştırma konusunda uğraşın.

5- Bakın Bakalım 6 Yaşındaki Çocuğa Anlatabiliyor Musunuz?

Albert Einstein “Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.” demiş. Size ezberletilen şeyleri söze dökebilirsiniz bu kolay; o bilgilerin ne olduğunu ne işe yaradığını basit bir dille anlatabilir misiniz?

Kelimeler insanların bir varlığı, düşünceyi veya olayı tanımlamak için kullandığı harf öbekleridir. Bunlar daima değişebilir. Yabancı sözcükleri düşünün aynı şeyi tanımlamak için farklı topluluklarda farklı kelimeleri kullanıyoruz. Bu yüzden bu harf öbeklerini ezberlemektense nerelerde kullanabileceğimizi, bizi nasıl etkilediğini ve bize nasıl çağrışım yaptığını anlamaya odaklanmalıyız.

6- Biraz Çocukları Taklit Etmeli

Küçük çocukları bilirsiniz, sürekli soru sorarlar; verdiğimiz cevapları “Yani bunu mu demek istiyorsun?” ya da “Ben de bir keresinde bunun gibi bir şey yaşamıştım.” diyerek hem basitleştirmeye hem de kendi bilgileriyle ya da anılarıyla birleştirmeye çalışırlar. Aslında bu yukarıdaki anlattıklarımdan çok da farklı değil. Kısaca, çocuklar gibi meraklı olmayı, duvarların arkasını hayal etmeyi ve yeni bir şey öğrenmenin heyecanını yaşamayı unutmayın.

Hayal dolu günler,

Zeynep Gökçe ÖZBEN

 

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *