Işıl Arıdağ

1960 yılında İstanbul ’ da doğan Işıl Arıdağ , 1978 ’ te Robert Kolej ’den mezun olmuştur . Yüksek öğrenimini 1982 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde tamamlamıştır . Psikoloji dalında lisansüstü eğitimine katılmıştır .

Reklam ve halkla ilişkiler alanlarında profesyonel görevlerini takiben , 1998 yılında ÜNİTE ’ nin kurucu ortağı olmuştur . Stratejik iletişim danışmanlığı kapsamında içerik üretimi , kriz yönetimi , medya ilişkileri , reklam , dijital iletişim ve etkinlik yönetimi dahil bütünleşik iletişim hizmeti sunan ve 2016 yılında dünyanın lider iletişim grubu Edelman ’ın Türkiye ’de münhasır temsilcisi olan ÜNİTE Edelman ’ın Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev almaktadır .

2002-2006 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi ’nde yarı zamanlı öğretim üyeliği görevini yürütmüştür . 2010-2012 dönemindeki Yönetim Kurulu üyeliğini takiben , 2015-2016 döneminde İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği-İDA ’nın Yönetim Kurulu Başkanı olarak iletişim sektörünü temsil etmiştir .

Sürekli öğrenmeyi ve paylaştıkça gelişmeyi benimseyen Işıl Arıdağ , Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınması amacıyla kadın ve gençlerin güçlenmesi için çalışmaktadır . Konuk konuşmacı olarak birçok konferansa katılmakta , kurum ve markalara kriz yönetimi eğitimi vermektedir .

ÜNİTE Edelman Yürütme Kurulu Başkanı Işıl Arıdağ ve Askıda Eğitim blog yazarı Hivda Zeren Duruk , 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bu röportajda buluştu ! Keyifli okumalar diliyoruz …

 

 

  1. İçinde bulunduğunuz sektörden biraz bahseder misiniz ?

İşimiz , uluslararası ve ulusal kurum ve markalara kurumsal itibar , pazarlama iletişimi , sosyal amaçlı marka yönetimi ve kriz yönetimi bağlamında multi-disipliner iletişim danışmanlığı sunmak .

Hizmet verdiğimiz portföyün iş ve pazarlama hedefleri doğrultusunda paydaşlarıyla ilişkilerini yönetmek ve hedef kitleleri ikna etmek için farklı disiplinleri çok iyi bilmek gerekiyor .   İletişim mesleği , ekonomi , politika , sosyoloji , psikoloji , teknoloji ve hukuk bilimine bağımlı bir yönetim fonksiyonu .

Ayrıca iletişim mesleği , yaşadığımız toplumun gelişmesi , insan ve gezegenin iyiliği için ; kamu ve iş dünyası , mesleki ve sosyal sivil toplum kuruluşları , üniversiteler , medya , toplumu etkileyen kişi ve kuruluşlarla ulusal ve yerel bazda geniş bir ilişki ağına sahiptir . Bu da toplumsal meselelerde etkin rol almak ve değer üretmek anlamına gelmektedir .

 

  1. Mesleğinizdeki kadınlara olan tutumu bir kadın olarak nasıl değerlendirirsiniz ?

Türkiye ’ de araştırmalar , iletişim sektöründe kadın varlığının erkeklerden daha yüksek olduğunu göstermektedir . İlişki yönetimi alanında kadın varlığı daha yoğun iken , kreatif , idari , lojistik alanlarda daha düşüktür . Üst düzey yöneticilik ve şirket hissedarı kadınlar dünya ortalamasının üstündendir . İletişim mesleği , toplumsal cinsiyet eşitliğini benimseyen gelişmiş bir daldır .

Dünyada görülmektedir ki şirketler finansal olarak büyüdükçe kadın yönetici sayısı azalmaktadır. Bu üzücü bir veri .

 

  1. Bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz ? Sizi buraya çeken neydi ?

Ben üniversitede İşletme okudum , ardından da iki yıl Psikoloji eğitimine katıldım .   Bu iki yıl bana aynı zamanda şahane bir aile ve 2 evlat kazandırdı . Ben kariyer yolculuğuma çocuklarımı ilkokula teslim edip 30 yaşında başladım .

Aldığım iyi eğitimin ardından ekonomiye katılmamın ve üretmenin sorumluluğum olduğunu her zaman biliyordum . Ayrıca , bu konuyu asla dile getirmeseler de ailemin bana sağladığı eğitimin karşılığını vermediğim için de mahcuptum . Diğer yandan kendimi geliştirmemin ve ilerlememin de şart olduğuna emindim .

İşe başlama kararımı açıkladığım bir arkadaşımın tavsiyesiyle ilk görüşmemi zamanın en iyilerinden bir reklam ajansının yöneticisi ile yaptım . Başka bir araştırma yapmadan ve görüşme yapmadan işe başladım . Neden mi ? Güvenmiştim , kariyerimde ilerleyebileceğimi öngörmüştüm .

Yirmili yaşlarının başlarındaki yeni üniversite mezunu genç arkadaşlarımla aynı pozisyonda işe başladım , hiç zorluk çekmedim veya yadırgamadım . Aile ve annelik sorumluluklarım ve kazandığım yönetim becerilerimle en az on yıllık deneyim kazanmış gibi hissettim ve bu duygularla kariyerimde emin adımlarla ilerledim .

Gelelim aldığım eğitimin faydasına … Evet , hoş bir tesadüf sonucu başladığım iş hayatımda , işletme okuduğum için iş dünyasının dinamiğini çok hızlı kavradım . İletişimin iş hedeflerinin izdüşümü olduğu gerçeğiyle bu büyük avantaj sağladı . Tezimi vermediğim ancak aldığım psikoloji eğitimim ise , algı ve davranış değişimi hedefleyen bir mesleğin bireylerin anlayış ve tavırlarını öngörmesi gerektiği için çok değerli oldu .

 

 

  1. Mesleğinizde en sevdiğiniz şey nedir ?

Etkileme gücümüz . Kitleleri bilgilendirmek , ikna etmek , algılarını yönetmek ve davranış değişikliğini sağlamak büyük bir güç . Bu gücü , insanın , her canlının , doğanın iyiliği için kullanmak ise müthiş bir gurur .

 

  1. Mesleğinizde zorlandığınız zamanlar olmuştur . Bize bu zorlandığınız anları ve üstesinden nasıl geldiğinizi anlatabilir misiniz ? Sorunları aşmanızdaki en büyük yardımcınız neler veya kimlerdi ? Bu zorluklar hâlâ devam etmekte mi ?

Hayat iyi ve kötünün , başarı ve başarısızlığın , kolay ile zorun bir karması . Zorluk olmayacağını düşünmenin saflık olduğuna inandığım gibi , zorlukların çözüm üretmek için sarf ettiğin çabanın insanı geliştirdiğine inanırım .

İş hayatımda zorlandığım anlarda , başaramadığım anlarda orada takılı kalmam , “keşke” diyeceğime “ne yapabilirdim” diye düşünürüm , çıkardığım dersi deneyim kumbarama atarım , geriye bir daha bakmam . Duygusal olarak kolay değil , zamanla başarıyorsunuz . Bir koşu yarışında düşebilirsin , eğer yerde kalırsan hiç derece almazsın . Kalkar yürürsen veya koşarsan finish çizgisine vardığında herkesin seni alkışladığını görür ve kendinle gurur duyarsın . Hayatta da düştün mü ? Hemen kalk , koş , koşamıyorsan yürü , yürüyemiyorsan emekle . Ama mutlaka ilerle .

Zorlukları aşmak için gereken diğer özellik adaptasyon kabiliyeti . Aşamadığım takdirde , durum değişmiyorsa hızlı uyum sağlarım , ben değişirim . Kararlılığı sevmeme rağmen , yeni karar almaktan hiç çekinmem . Bir dahaki kararıma kadar da istisnasız uygularım .

Tabii ki her yeni gün yeni zorluklar çıkıyor karşıma . Yeni zorluk çıkmazsa karşına kolaya kaçmışsın demektir .

Hep kendi içimde zorlukları nasıl aştığımı anlattım ; zorlukları aşarken güvendiğim insanların fikrini alırım . Farklı görüşleri beynimde harmanlayıp sonunda kendi doğrumu bulurum. En önemlisi aksiyon alırım . Uygulamaya almadıkça düşünce veya kararın hükmü yoktur .

 

  1. Bu sektörde kadın olmanın avantaj veya dezavantajlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz ?

Ben , kendimi kadın değil insan olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum . Bugün geldiğim nokta kadın olduğum için değil , iş insanı olarak bıraktığım iz sayesindedir .

 

  1. Kadınların iş hayatı başta olmak üzere belli ataerkil tutumlardan ötürü ayrımcılığa uğramasının temelinde sizce neler olabilir ? Bu tutumların oluşturduğu doktrinleri yıkmak için sizce neler yapılmalı ?

Tüm kurum , kuruluş ve bireylerin meseleyi birlikte anlaması , ortak akla ermesi , ortak amaç benimsemesi ve etkili bir model oluşturması şart . Bu model , toplumsal ve ekonomik kalkınma hedefiyle planlanmalıdır . Temelde eğitim , iletişim ve iş hukuku bağlamında ele alınması gereken bu model , uygulanabilir aksiyonları kapsamalı , izlenmeli , denetlenmeli ve ilerleme raporları paylaşılmalıdır .

Ataerkil davranışı engellemek kadar önemli diğer konu ; kadınların da kendilerine koyduğu sınırları aşması gerektiğidir . Ve bunu yapmak için kendine güvenmesi gerekmektedir .

 

  1. Mesleğinizi genç nesile önerir misiniz ? Öneriyorsanız , mesleğinizi icra edecek gençlerimize sektörünüz ile ilgili öneri ve tavsiyeleriniz var mı ?

Tabii ki öneririm . Ekonomi , politika , sosyoloji , psikoloji , teknoloji ve hukuk bilimine meraklıysan bu meslek size göre . İş dünyasının dinamiğinin içinde olmak istiyorsan bu meslek size göre .Dünya meseleleri ile ilgiliysen , insana değer veriyorsan , canlıyı ve doğayı korumaya niyetliysen bu meslek size göre . Toplumsal ve ekonomik kalkınmasının bir parçası olmak istiyorsan bu meslek tam size göre .Bilgili isen , uzmansan , deneyimliysen sözün itibarlıdır , başkaları sana güvenir ve danışmanlığını kabul eder . Eğer her yeni gün kendini aşmak üzere uyanıyorsan bu meslek size göre . Genç arkadaşlarım , teknoloji müthiş bir fırsat sunuyor size . Okuyun , araştırın -bunun için İngilizce önemli- öğrenin , tartışın , aktif olun . Her gün bilgiyle beslenin .

 

Sevgili Işıl Arıdağ ‘ ın bir mesajını bu röportaj aracılığı ile size iletmek isterim !

Mesajım sadece kadınlara değil , herkese . Kadınının gücü , gencin gücü , insanın gücü sosyal ve ekonomik kalkınmanın gücüdür . Bir ülkenin gücüdür .

Kadın hakkında konuşmak yerine cinsiyet eşitliği konuşulmalıdır . Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için cinsiyetinden bağımsız herkes sorumlu olmalıdır . Kamu , özel sektör , sivil toplum kuruluşları ve medyanın iş birliğiyle hukuk , eğitim ve iletişim ekseninde konunun ele alınması gerekir .

Ayrıca araştırmalar ve tarih gösteriyor ki , 8 Mart bir kutlama günü değildir . Bugün kadınlara bir çiçek vermenin değil , gerçekleri düşünmenin ve el birliği içinde çalışmaya söz vermenin günüdür .

 

YAZARIN YORUMU 

Sevgili Işıl Arıdağ ile yaptığım röportaj bana kadın olarak değil insan olarak yaşamanın önemini ve insanı , kadın – erkek olarak değil insan olarak benimsemenin farkındalığını bir kez daha yaşattı . Tatlılığı , naifliği , röportaj esnasında verdiği samimiyet ve içtenlik için bizi kırmayıp röportajımıza katıldığı için bir kez daha kendisine çok teşekkür ediyorum . Son olarak başta Işıl Arıdağ olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ‘ nü kutluyor ve insan olarak nitelendirilip kalıplara girmek zorunda kalmayacağımız bir gelecek arzuluyorum …