İnşaat Mühendisliği Eğitimi Araştırması

Mühendislik eğitimi üzerine yazılar yazmaya karar verdim ancak benim yakından bildiğim ve bizzat okuduğum bölüm dışında uzak olduğum ve hiç bilmediğim disiplinler olduğunu fark ettim. Ben Metalürji ve Malzeme Mühendisliği öğrencisiyim ve Türkiye’de mühendislik denilince akla ilk gelen mühendisliklerden birinde okumuyorum. Bu yüzden böyle bir proje geliştirmeye karar verdim. Ülkemizde mühendis deyince akla ilk sırada gelen alanlar: İnşaat, Makine, Elektrik Elektronik ve Bilgisayar. Ve bu disiplinlerden bana en uzağı olan İnşaat mühendisliğiyle başlamak istedim.

Mühendislik alanında çalışmayan çoğu insanın mühendis deyince aklına yapı inşasında bulunan baretini takmış biri canlanmaktadır. Bu bölüm mezunlarından ve bölüm sayfalarından, haberlerden pek çok şey öğrenmek mümkün ama ben inşaat mühendisliği ile ilgili sorularımı bu kaynaklara başvurmadan evvel doğrudan öğrencilere sormayı tercih ettim. Bu sorulara öğrenciler tarafından gelen cevaplardan seçtiklerimi sizinle paylaşacağım. Bu çalışmada beni destekleyen herkese özellikle de İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencilerine ve İTÜ MHK kulübüne, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve IACES kulübüne, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve İYTE Yapı kulübüne, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ) öğrencilerine çok teşekkür ederim.

Yazımda inşaat mühendisliği öğrencilerine bölümle ilgili merak ettiğim sorular dışında, uzaktan eğitim ve kariyer gelişimleri hakkında da sorular yönelttim. Cevapları karışık ve üniversite belirtmeden vermemin sebebi üniversiteler arası karşılaştırma ortamı yaratmamaktı. Aynı zamanda aynı okuldan olduğu için benzer cevaplar veren öğrencilerin cevaplarını sentezlediğim birkaç yer olduğunu da belirtmek isterim. Bu çalışmanın ülkemizdeki İnşaat Mühendisliği eğitimiyle ilgili genel aydınlatıcı unsurları barındırıyor olmasını umuyorum.

Bu konuda İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu (İMEK)’in 2007 yılında 38 inşaat mühendisliği bölümüyle yaptığı, mezunları ve sektörü de içeren daha kapsamlı bir çalışması da vardır. İncelemek isteyenler bu adresten bakabilir: https://www.imo.org.tr/resimler/ekutuphane/pdf/13848.pdf

 

İnşaat mühendisliği tercih ederken umduğunuzu buldunuz mu?

  • Hayalleriminde ötesinde çok kapsamlı ve heyecan verici bir meslek. Mesleğimi seviyorum, istemeden okunacak bir bölüm değil kesinlikle. Sadece bölümden mezun olmak yeterli değil; teknik bileği birikimi araştırmacı kişilik, yorulmayı göze almak ve meslek hayatı boyunca öğrenmeye açık olmak gerekiyor. Bu meslekte donanım şart.
  • Net bir şekilde hayır diyemem ama hayal kırıklığı yok diyemeyeceğim.
  • Henüz değil ama bulacağıma inanıyorum.
  • Misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş bizimkisi o hesap oldu.
  • İsteyerek seçtiğim bir bölüm olduğu için şu an her şeyden memnunum.

Okulda aldığınız eğitimin sizi sektöre hazırladığını düşünüyor musunuz?

  • Derslerde ders kadar ama hocaların başka kanallardan öğrencilere kitlesel ulaşmaları ve tecrübelerini ve tavsiyelerini aktarmaları çok faydalı.
  • Bu soruya geçen sene yapmış olduğum şantiye stajına bakarak cevap vermem gerekirse cevabım maalesef yetersiz olduğu yönünde olur. Teoride öğrendiğimiz uygulamaların pratikte çok da kullanılmadığını deneyimledim. Tabii ki teoride öğrendiğimizle sahada uygulanan yöntemlerin farklı olması muhtemeldir ama bu fark en temelden başlıyor ve verilen bilgilerin ne kadar yetersiz olduğunu bize gösteriyor.
  • Aslında İnşaat mühendisliği eğitiminin Türkiye’de yetersiz olduğunu düşünüyorum. Genel olarak teoride kalıyor. Daha çok saha çalışması olması gerektiğini düşünüyorum.
  • Okulda aldığım eğitimin şu an son kısmını görmediğim için kesin yorumlar yapmam doğru olmaz ama aldığım derslerin yarısının sektörle bir ilgisi olmadığını çoklu düşünce, disiplinler arası çalışma yetisi kazandırmak için verilen dersler olduğunu düşünüyorum.
  • Hazırlık olduğum ve lisans eğitiminin içerisinde henüz bulunmadığım için bir değerlendirme yapmam doğru olmayabilir. Lâkin tercih etmeden önce İTÜ’nün özellikle inşaat alanında en köklü ve başarılı üniversiteler arasında birinci olduğunu duydum. Konuştuğum tüm üst dönemlerin de üniversite-bölüm kombinasyonundan mutlu olduklarını söylüyorlar.
  • Sektör 4.0, Gelecek 5.0, Okul 1.0 şeklinde ölçeklendirilebilir.
  • Aldığımız eğitimlerin sonunda mühendislik diplomasına sahip oluyoruz. Özellikle mühendislik bölümlerinde diploma almak bu kadar kolay olmamalı çünkü çok büyük sorumluluk ister ve yeterli donanıma sahip olmadan diploma iş yaptırmaz! Eğitim mesleğin ilk adımı, iyi bir eğitim almadan mühendis olunamaz! Aldığım eğitimin yeterli olmadığını düşündüğüm için okul dışında çok fazla çabalıyorum. Biraz zaman alsa da verim alacağımı düşünüyorum.

Yabancı dil, özellikle İngilizce eğitiminiz ne durumda ve bu konuda okulunuz ve siz ne yapıyorsunuz?

  • Özel bir İngilizce kursuna gidiyorum. Bölümüm İngilizce değil o yüzden kendim geliştirmeye çalışıyorum. Hatta geliştirmek için yurtdışı gönüllülük projesine katılmayı hedefliyorum. İngilizce eğitimini yeterli bulmuyorum, öğrenciler olarak bizler daha çok kendi kendimize bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
  • Hazırlık sınıfını başarıyla ile geçtim ve okulumuz %100 İngilizce. Amerika’da “Work & Travel Programı” ve “Erasmus+” programıyla toplam 11 ay yurt dışında yaşama fırsatı buldum.
  • Okulumuzun yabancı dil eğitimi yeterli. Tabii bunda bireysel çabanın önemi büyük. Okulumuzun hazırlık eğitimi öğretici bir süreç. Kişisel olarak yabancı dilde video izleyip kitap okuyorum.
  • Bölümüm %100 İngilizce. Mühendislik içeren her dersi İngilizce alıyorum ve bunun olumsuz olduğunu düşünüyorum. Bu zamana kadarki tecrübelerimden fark ettiğim kadarıyla yabancı dil kişide bitiyor. Herhangi bir kurumdan beklenmemesi Tabii ki İTÜ’deki de yeterli değil. Bana göre yapılması gereken İngilizcenin hangi kısmı gerekiyorsa o kısmını öğrenmek.
  • Birinci sınıfta A1 seviyesinde İngilizce derslerimiz oldu ancak yetersizdi. Dördüncü sınıfta da teknik İngilizce var bildiğim kadarıyla. Ben kendimi eğitim kurslarıyla bu konuda geliştirmeye çalışıyorum.
  • Okulda fazla miktarda İngilizce dersler var. Tek eksiğim konuşma pratiği.
  • 2 dönem teknik İngilizce dersi veriliyor.

Okulda hangi programları öğreniyorsunuz ve sizce yeterli mi?

  • Phyton, Matlab, Autocad benim şu ana kadar verildiğini gördüğüm programlar. Genel anlamda yüzeysel olarak verildiğini ve gerek çeşitlilik gerekse kapsam anlamında yetersiz olduğunu düşünüyorum.
  • Okulda program olarak çok fazla bir şey öğretilmiyor. Zorunlu teknik resim dersimizde son 2 hafta Autocad görüyoruz. Ayrıca zorunlu Python ve Matlab derslerimiz var ama temel bilgiler öğretilip sınava yönelik bir eğitim veriliyor. Bu eğitimler hâliyle yeterli olmuyor. Diğer bütün programlar gibi kendimiz dışarıdan aldığımız eğitimlerle programları öğreniyoruz.
  • Okulda 3. sınıf olmama rağmen şu ana kadar 1 program öğrenebildim (Autocad). 4 yıllık eğitim hayatım boyunca yalnızca 2 program öğreneceğim. Müfredatta olmasa bile keşke açılan yardımcı kurslarla öğrenciyi biraz olsun destekleseler.
  • Okulda Autocad ve Sap2000 öğreniyoruz, daha çok program öğrenmem gerektiğini düşünüyorum
  • Revit, 3ds max, Autocad, C++, Phyton, Sap2000 programlarını öğreniyorum.
  • Birinci sınıfta iki dönem Autocad programını aldık, üç boyuta geçemedik ama. Son sınıfta seçmeli olarak Sap2000 öğreneceğiz. Dev C+ eğitimi aldık hocayı bile görmeden. Böyle bir eğitim tabii ki yetersiz.

Uzaktan eğitimden verim aldığınızı düşünüyor musunuz?

  • Hiç almadığımı düşünmüyorum. Sınavlarda kopyadan dolayı zorluklardan (kopya çekmeyen biri olarak) olumsuz etkilenmiş olabileceğimi düşünüyorum.
  • Bu soruya yanıtım tüm ülkeyle aynı sanırsam, hayır. Böyle bir sisteme zaten hazır değildik sadece öğrenciler değil hocalar içinde çok zorlayıcı bir dönem geçiriyoruz.
  • Online/Çevrim içi eğitimi genel olarak yüz yüze eğitime kıyasla daha sıkıntılı bir süreç olduğunu düşünüyorum. Özellikle online eğitimde dikkatimi toplamakta zorlanıyorum. Online eğitimin genel olarak herkesi rehavete sürüklediği düşüncesindeyim. Online eğitimde yüz yüze eğitime göre ders süreleri çok daha kısa ayrıca bağlantı sorunları daha da kısalmasına yol açıyor. Bu tür etkenler eğitim kalitesini ciddi şekilde etkiliyor.
  • Ders bazında incelediğimizde bazı derslerde verim aldığımız söylenebilir ancak sadece ders kısmında, sınav kısımları bizim için zor oldu.
  • Bu süreçte kendime daha fazla vakit ayırabildiğimi düşünüyorum.
  • Uzaktan eğitimin tek faydası dersleri istediğin zaman tekrar dinleyebilmek bence, onun dışında verimli bulmuyorum. Bazı hocalarımız not vermemekle kalmayıp dersi de kayıt altına almıyorlar. Dersler genelde sunum şeklinde oluyor bence mühendislik derslerinde bunun ne kadar doğru olduğu tartışılmalı.

İnşaat mühendisliğinde sizi en çok zorlayan ders veya derslerden bahseder misiniz?

  • Şüphesiz ki Yapı statiği dersi.
  • Statik ve akışkanlar mekaniği, 3 boyutlu düşünmenin Nirvana’sını görebileceğiniz dersler. Tabii bu mühendisliğin temelini de oluşturuyorlar
  • Şu ana kadar en çok zorlayan derslerden birisi mukavemetti. Başta temel mantığı oturtamazsak ilerlemeyen dersler. İleride de mukavemet dersinin de bağlı olduğu zincirde betonarme dersinin zorlayıcı olacağını düşünüyorum.
  • Statik derslerde zorlamıyorum, bu dönem aldığım akışkanlar mekaniği sesi de çok zordu. Dersten çok hocalar zorlayıcı etkiye sahip.
  • Yapı analizi, yapı mekaniği ve dinamik dersleri

Okulunuzun uyguladığı staj politikasından bahseder misiniz?

  • Her bölüm staj kurallarını ve işleyişini kendi içerisinde belirlemektedir. Okul tarafı sigorta işleri vb. şeylerle ilgilenmektedir. Şantiye ve ofis stajı olmak üzere toplam 60 iş günü zorunlu stajımız bulunmaktadır.
  • En az 20 iş günü en fazla 45 iş günü olacak şekilde, ofis ve şantiye stajı mevcuttur. Yurt dışı ve yurt içi stajlar geçerli olmaktadır.
  • Okulum 2.sınıfın yaz döneminde 20 iş günü şantiye, 3.sınıfın yaz döneminde 20 gün ofis olmak üzere 2 ayrı zorunlu stajı var.
  • Ofis ve şantiye olmak üzere iki ayrı stajımız var.
  • Okulum stajla ilgili sadece 1 kere sunum yaptı. Onda da neyin ne olduğunu tam anlamıyla anlatmadı bile. Stajın içeriğini ve detayları kendimiz öğrendik. Staj yerini bulmak konusunda öneride bile bulunulmadı. Bu süreci tamamıyla öğrencilerin kontrolüne bırakıyorlar.
  • Formatı tam olarak bilmiyorum. Geçen dönem sonunda yaz stajı yapmamız gerekiyordu. Pandemi sebebiyle sistem üzerinden ödev olduğu duyuruldu. İnternetten bulduklarımızla staj yapmış olduk. İsteyenlerin stajı ödev dışında yapmasına da izin verilebiliyordu ancak bize gerekli açıklama yapılmadığı için sonradan öğrendik.

Sizce İnşaat mühendisliği eğitiminde neleri değiştirmek ve ne eklemek gerekirdi?

  • Öncelikle temel eğitim seminer mantığıyla anlatılıp geçilmeli, akabinde öğretilen programlar ve yazılımları kullanmaya yönelik sınavlar olmalı aynı zamanda da işin mantığını sorgulayan sözlü sınavlar yapılmalı.
  • Eğitim içerisinde sektöre/sahaya yönelik direk dersler yok. Direkt bu alanlara yönelik derslerin de olması gereklidir.
  • Bence laboratuvar dersleri arttırılmalı, teknik geziler seminerler ve uygulamalı eğitimler her dönem gerekirse ders saatler dışında bir sitem dahilinde öğrencilere imkan olarak sağlanmalıdır.
  • İstanbul Teknik Üniversitesi’nin inşaat mühendisliği eğitimini beğeniyorum. Eklenmesi gerekenlerin bilgisayar programcılığı ile birleşmiş derslerin olması gerektiğine inanıyorum
  • Genellikle akademisyen yetiştirme odaklı kurgulanan bu eğitimlerin daha fazla tercihe hitap etmek adına modüler bir şekilde kurgulanması gerektiğini düşünüyorum.
  • Staj süresini arttırmak en güzeli olacaktır.

Okulunuzun düzenlediği sosyal etkinlik ve kulüpler sizce yeterli mi, bunlara ne kadar katılıyorsunuz?

  • Topluluk başkanlığı yürütüyorum, birçok toplulukta aktif olarak görev aldım ve sosyal sorumluluk projeleri yürüttüm. Hâli hazırda yürüttüğüm farklı projeler mevcuttur. Topluluklara katılmak çok çok önemlidir ve olmazsa olmazdır.
  • Okulumuzda var olan Mühendisliğe Hazırlık Kulübü’nün faaliyetleri çok başarılı ve yeterli.
  • İTÜ bünyesinde toplamda 200’ü aşkın kulüp mevcut. İki kulüpte kurul üyesiyim.
  • Ben okula yeni geldiğim için ve yüz yüze kaynaşma gibi bir fırsatımız olmadığı için okula ısınmak ve kendime bir şeyler katabilmek açısından birçok kulübe katıldım. Şu anda aktif olarak görev aldığım MK’de bunlardan birisi. Açıkçası her kulübün çok ayrı kitlelere hitap eden, çok farklı alanda etkinlikleri oluyor ve ben yeterli olduğunu düşünüyorum. Hatta hepsine yetişebilmek, takip edebilmek olanaksız. Lâkin herkesin kendini bulabileceği bir kulüp veya işine yarayabileceği mutlaka bir etkinlik mevcut oluyor.
  • Mühendislikle ilgili tek bir kulüp var üç yılda sadece bir gezi düzenlendi onun dışında hiçbir etkinliği olmadı, o gezide de katılım sınırlıydı maalesef. Mühendislik dışındaki kulüpler daha aktif olduğundan katılım sağlıyorum. Kulüpleri yeterli bulmuyorum.

Askıda eğitim ve benzeri platformlardaki kariyer etkinliklerine katılıyor musunuz? Faydasını gördünüz mü?

  • Bu senenin başında Askıda Eğitimle Linkedin’de tanıştım. Merak ettim ve biraz araştırma yapınca ilgimi çekti. Her zaman olmasa da denk geldikçe ilgimi çeken eğitimlere katılmaya çalışıyorum. Ben bu tarz mini eğitimleri faydalı buluyorum.
  • Askıda Eğitimi ilk kez duyuyorum ancak bakacağım.
  • Ben katılmıyorum bizzat düzenliyor organize ediyorum.
  • Kariyer etkinliklerine katılım gösteriyorum. Yüzeysel fayda sağlıyorlar. Bu fayda bir konu, bir kurum ya da bir program hakkında genel farkındalık içeriyor. Bir yerden sonra aynı şeyler farklı etkinliklerde de olsa tekrar etmeye başlıyor. Bu sebeple bence yapılması gereken şey ilgili konu/tema hakkında farkındalık edindikten sonra bireysel ileri araştırmalarda bulunmak. Yani demek istediğim iş yine kişide bitiyor.
  • Ben internetten ücretli kurslara katılıyorum. Bana katkıları var tabii ki verimli şu an için. Başvurmayı düşündüğüm iki staj programı var.
  • Evet denk geldikçe katılmaya çalışıyorum. Özellikle sosyal medya platformlarından ulaşmaya çalışıyorum.

İnşaat sektörünün ülkemizdeki durumunu nasıl değerlendirirsiniz ve Dünya’yı takip ediyor musunuz?

  • Ülkemizde betona dayalı bir büyüme olduğu için inşaat sektörü yalancı bir parlama yaşıyor bu dönemde. Biz de bu parlamaya kapılıp seçtik zaten bu bölümü.
  • İnşaat sektörü dünyada endüstri 4.0 seviyesine ve ötesine geçmeye çalışıp mekanizmasına robotik ve yazılımsal çözümler entegre ederken ülkemizdeki firmalar bunun gerisinde kalıyor ve çağa ayak uyduramıyorlar.
  • Henüz çok detaylı içinde olmasam da ülkemizdeki durumunun inişli çıkışlı bir düzeyde olduğunu ve şu anda iniş kısmında yer aldığımızı biliyorum.
  • Müteahhitler elinde heba olan, doğru olanın yapılmadığı, verilen emeğin karşılığı alınmayan bir sektör olduğunu düşünüyorum. Dünyada inşaat sektörü gerçekten gelişmiş durumda ve yenilikler çok fazla tam anlamıyla mühendislik yapılarını ve harikalarını görebiliyorsunuz. Takip etmemek büyük bir hata olurdu.
  • Ülkemizde kalıp bir inşaat sektörü var gibi geliyor bana yaratıcı ve fark yaratan projeler olmalı bence.
  • Maalesef inşaat ülke ekonomisi ile direk bağlı bir bölüm bu yüzden iniş ve çıkışlar olabiliyor. Bu durum iş hayatında olumsuz etkisi var son zamanlarda buna bağlı olarak üniversitelerde inşaat mühendisliğine olan iliği azaldığını düşünüyorum. Sosyal medyadan elimden geldiğince takip ediyoruz beni mutlu eden kısmı yurt dışında gayet güzel projelere imza atmamız.

 

Ülkemizin kanayan bir yarası olan Depremler konusunda okul eğitimi neler veriyor ve siz bu konuda kendinize bir şey katıyor musunuz?

  • İnşaat mühendisiyiz zaten soru açık ve net.
  • Okulda aldığımız bütün eğitimlerin toplamı bize deprem gibi etkilere dayanacak yapılar yapmak için veriliyor. Deprem konusunda şu an ekstra bir şey yapmıyorum ama son sınıfta alacağım derslerden sonra yapma fırsatım olacak. Bazı dersleri alıp hesaplar yapmayı öğrenmeden deprem etkisini düşünecek yetkinliğe sahip olamıyoruz.
  • Bildiğim kadarıyla üniversitelerde böyle bir eğitim yok ama İzmir depreminden sonra İYTE böyle bir eğitimden geçecek.
  • Deprem, fakülteye adım attığınızdan beri en çok duyduğum kelime oldu her meslek dersinde bu konuyla ilgili gerekli eğitimleri alıyoruz. Maalesef eğitim almak Türkiye’de yetmiyor. Sahaya uygulamada ciddi sıkıntı olduğunu düşünüyorum.
  • Okulda çeşitli paneller düzenleniyordu oralara katılabiliyorduk. Bu konuda elimden gelebildiğince temkinli olmaya çalışıyorum.
  • Okullarda aralıklarla deprem seminerleri veriliyor. Depremlerin sıkça gerçekleştiği bir yerde yaşadığımızdan bilgiler ediniyoruz. Yeterli olduğunu düşünmüyorum.
  • Okul eğitimi bu konuda pek bir şey vaat etmiyor. Biz kulüp olarak deprem konusunda daha fazla farkındalık sağlıyoruz diyebiliriz.
  • Depremle ilgili pek çok hata yapılıyor maalesef. Okulda TBDY destekli yapı tasarımı yapılması konusunda eğitim alıyoruz. En azından en kötü binalar bu yönetmenliğe göre yapıldığında depremi en az hasarla yıkımların ve kayıpların az olduğu güvenli tarafta kalan tasarımları gerçekleştiririz. Depremde büyük sonuçlarla karşılaşmamızdaki en büyük sorun ihmallerin olmasıdır.

Gelecek kaygısı duyuyor musunuz? Nasıl bir kariyer hedefliyorsunuz?

  • Türkiye’de yaşayan her genç kadar! Kariyer hedeflerimde saha mühendisi olup bu işi sadece erkeklere göre bulan herkese haddini bildirmek var. Biraz iddialı oldu ama gerçek şu ki bir şeylerin artık değişmesi gerekiyor.
  • Farklı olmayı düşünüyorum.
  • Elbette bir kaygı var ama okuldan dolayı değil ülkeden dolayı. MBA/ İşletme Yüksek Lisansı yapıp, yapı işletmesi tarafında kalmak ve ofiste ilerlemek istiyorum.
  • Pek fazla duymuyorum. Mesleğimde ilerlemeyi düşünüyorum farklı bir alana yönelmeyeceğim. Mühendisliğin saha kısmında hayatıma devam etmeyi planlıyorum.
  • Evet gelecek kaygısı duyuyorum. Sektör çok iyiye giden bir sektör değil ve bu beni geriyor. Kariyerimde iş geliştirme üzerinde çalışmayı hedefliyorum.
  • Kaygı duymuyorum. Mezun olduktan sonra yöneticilik alanında ilerlemeyi hedefliyorum.
  • Her sabaha kaygı ile başlıyorum. Tercihen inşaat sektöründe yöneticilik, sonrasında kendi işimin başına geçmeyi hedefliyorum.
  • Gelecek kaygısı özellikle ülkemizde okuyan her öğrencinin olmazsa olmazı, o yüzden tabii ki ben de gelecek kaygısı duyuyorum. Kariyer hedefi belirleyip o yolda ilerlemek için henüz çok başında olduğumu düşünüyorum. Ama kabataslak bahsetmek gerekirse: Önceliğim tabii ki okulumu başarıyla bitirebilmek ve o sırada Erasmus yapabilmek. Ardından işin mutfağına inip bir süre şantiye kısmında çalışmak istiyorum. Tabii ki bunu ofis kısmı takip edecektir. Çalıştığım süreçte de kendimi sürekli farklı alanlarda ve kendi alanımda geliştirmeyi hedefliyorum. Yüksek lisans bunun için güzel bir adım olabilir.
  • Yurtdışında başarılı bir mühendis olmak istiyorum. Türkiye’de yaşamayı düşünürsem gelecek kaygısı yaşıyorum
  • Çevreniz olmazsa bu meslekte ilerlemek gerçekten çok zor. Bence önemli olan başlamak ve yılmamak. Mesleki anlamda gerekenlerin yapılmaması çok fazla risklere ve olumsuzluklara neden olduğundan kendi adıma gelecek kaygısının yanında aşılması gereken sorunların nasıl çözüleceği konusunda endişelerim var. Bir gelişime, dönüşüme, özgün ve tek olan projelere imzamı atmayı, kendi işimi ve kendi ekibimi yönetmeyi hedefliyorum.

İnşaat mühendisliği denilince aklımıza gelen ortam daha çok bir konut projesinin şantiyesi, bundan başka çalışma ortamından bahseder misiniz ve siz bunlardan hangisinde çalışmayı istersiniz? İsteme nedeninizle açıklar mısınız?

  • Konut projeleri yaygın olduğu için çalışma ihtimali daha yüksek tabi. Fark yaratacak isteyen bir mühendis ola hedefiniz varsa konut dışında çalışmak çok önemli. Ben köprü ve viyadük inşasında çalışmayı düşünüyorum çünkü özgün eserler miras bırakma fikri beni etkiliyor.
  • Çok kapsamlı bir çalışma yelpazesi var. Havalimanı, konut, baraj, köprü şu an aklıma gelen birkaçı. Eğer çalışma şansım olursa baraj veya bir köprü inşasında çalışmak istiyorum
  • Baraj, yol, geoteknik, köprü, zemin, malzeme bilimi ve daha çok sayabileceğim çelik betonarme gökdelen bahçe alanları mevcuttur. Çalışmak istediğim projeler, büyük lüks ve yurtdışı şantiyelerinde otel veya fabrikalardır.
  • İnşaat mühendisliği denilince aslında her şey aklıma geliyor yani İngilizce ismiyle sivil mühendislik. Bu anlamıyla da inşaat (sivil) mühendislik hayatı inşa etmek ve toplumu refahını yükseltmek için yapılan her şeyde veya her yerde çalışmak gibi geliyor bana.
  • Barajdan havalimanına, tren hatlarından tünellere, köprülerden viyadüklere, otoyollardan telsiz kulelerine kadar birçok noktada ayakta duracak bir yapı inşa edilecekse biz varız. Benim için saha fark etmez zira ben ofiste çalışmayı düşünüyorum. Saha mühendisi olmanın bir fiyakası yok bence hem sektör çökerse değişim imkânımız olur ofisler arası kayarız.
  • Ben köprü ve tünel projelerinde çalışmak istiyorum. Bu gibi yapılar genelde geçilemeyen yerlere yapılmaktadır. Gidemediğimiz yer bizim değildir düşüncesine sahip bir insan olduğum için gidemeyeceğimiz yerlere götüren bu projelerde çalışmak istiyorum.
  • İnşaat sadece şantiyeden ibaret değildir bir sürü çalışabileceğimiz yerler vardır. Ofis mühendisi, satış pazarlamacı, iş geliştirme uzmanı gibi. Ben kendim iş geliştirmeci olarak çalışmak istiyorum. Çünkü her zaman bir şeyleri takip etmeniz, araştırmanız, yeni fikirler üretmeniz gerekiyor. Bu benim için çok eğlenceli ve severek yapabileceğim bir iş gibi duruyor.
  • Viyadük, köprü, yol şantiyeleri ve tasarım ofisleri aklıma ilk gelen ortamlardan. Tasarım ofislerinde daha yaratıcı olacağımı düşündüğümden orada çalışmayı düşünebilirim.
  • Çevremize baktığımızda mühendislik içeren çoğu nesnenin inşaat sektörüyle olan bağlantısını fark etmek mümkün. Örnek vermek gerekirse: barajlar, metrolar, yollar, tüneller, demiryolları, havalimanları ilk göze çarpanlar olarak düşünülebilir. Bir diğer bakış açısı da çoğu kişinin ilk başta aklına gelmeyen yapı işletmesi ve gayrimenkul geliştirme konuları olarak söylenebilir. Bir yapının inşa edilmesi bir yana işletilmesi de inşaat mühendisliği içerir. Bireysel olarak yönelimim şimdilik yapı işletmesi veya gayrimenkul geliştirme konuları olabilir. İşletme kısmı bir nebze daha fazla ilgimi çekiyor.
  • Evet maalesef ki sadece yapı inşası geliyor akla hâlbuki 7 farklı anabilim daha olan geniş kapsamlı bir bölüm. Yapı, ulaştırma, hidrolik, geoteknik, mekanik, yapı işlemesi ve yapı malzemesi. Bu bölümlerin her biri fazlasıyla kıymetli ama ben yapı işletmesi ya da yapı malzemesi alanlarından ilerlemek isterim.

İnşaat mühendisliği tercih edecek öğrencilere tavsiyeniz ne olurdu?

  • Eğer gerçekten istiyorlarsa bu bölümü seçsinler çünkü birçok arkadaşım puanına göre seçtiği için şu an farklı alanlara yönelmeye çalışıyor ve kafalarında büyük bir karmaşa var.
  • Kendilerini bu alanda geliştireceklerse, donanımlı bir mühendis olacaklarsa etmeliler.
  • Her alanda olduğu gibi bu bölümde fark yaratacağınızı düşünüyorsanız tercih edin. Okul seçimi bence çok önemli.
  • Her tercihinizi zamanınız kısıtlıda olsa derinlemesine araştırın. Tercihler, sınava çalışmaktan daha önemlidir.
  • İTÜ bu bölümü okumak için mükemmel bir tercih.
  • Kesinlikle eğitiminden emin oldukları bir okulda olmaları hayallerine ulaşmalarında en büyük ilk adımdır. Her daim gelişmek için çabalasınlar vakitlerini boş geçirmesinler.
  • Akıllarını başlarına alsınlar, yazılım öğrensinler. Yazılım öğrenmeden her şey boş.
  • Babanın, anneniz, dayınız vesaire bu sektörde değilse tıpkı benim gibi geceleri işsizlik düşüncesiyle uykunuz kaçabilir. İtiraf etmek gerekirse iyi bir üniversitede okunması gereken bir bölüm. Senin yerinde olsaydım genç arkadaşım seçmezdim.
  • Gerçekten severlerse yapsınlar. Mezun sayısı çok fazla ve işsizlik çok.

İnşaat mühendisliği ülkelerin gelişiminde ve yaşam kalitesinde önemli bir yer tutuyor ancak eğitiminde problemler ve eksik taraflar olduğu görülüyor. Ben bu konuda yetkin biri olmadığım için bu konuda yorum yapmak haddim değil ancak bu yazıyı okuyan herkesin belli kısımlarda kendisinin fark edeceğini sanıyorum. Eğitimde ve mühendislikte daha iyi yerlere gelme ümidiyle.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

ESRA ÖZGÜVEN

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *