İnci Abay Cansabuncu

1.Şimdiki mesleğinizden ve aktif olarak rol aldığınız işlerinizden bahsedebilir misiniz?

İşin Geleceği stratejileri ve yetkinlik formasyonları konusunda çalışan bir profesyonelim. Kurumların ve organizasyonların işin geleceğine hazırlık stratejilerini, çalışma kültürünün yenilenmesi ve yeteneklerin gelişimine dair yolculuklarını dizayn ediyorum. Kurucusu olduğum GelecektekiSen platformunda, lise ve üniversite öğrencilerinden yetişkinlere kadar pek çok nesli geleceğin işlerine hazırlıyoruz.

 

2.Üniversite döneminiz de dahil okuduğunuz okullar sebebiyle Manisa ve İstanbul arasında yaşam, sizi bugünkü siz olma yolunda nasıl etkiledi?

Ben Ege’liyim, İzmir’de doğdum, Manisa’da büyüdüm. Ege’nin sıcak ilişkileri, güneşi, dostluğu ve paylaşımının ortamında büyüyerek, omuzlarında çok agresif bir rekabet ve yaşam mücadelesi taşıyan bir şehre geldim bundan 25 yıl önce, İstanbul’a. İstanbul gibi bir şehirde yaşamak başlı başına kendine bir meydan okuma. Benim hikayemde de öyle oldu. Zaman zaman mücadeleci, şehrin agresif enerjisiyle uyumlu yanım ortaya çıkıyor, zaman zaman Ege’nin yavaşlığı:)))

 

3.Columbia İşletme Okulu ve MIT işbirliğinde yüksek lisans olarak Yeni Nesil Şirketlere Liderlik Etmek eğitiminiz var. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

Birçok farklı rolü deneyimlediğim işlerim var 22 yıllık iş hayatımda. Hepsi baktığında birbirinden farklı ama birbirini güçlendiren ve besleyen hatta. Tam bir işin geleceğinin işaret ettiği kariyer yolculuklarına örnektir benim yolculuğum. Bu 22 yılda 8’den fazla sürüm değiştirdim diyebilirim. Sürekli yeni öğrenme yolculukları deneyimi bol ve birbirinden farklı işleri yaptım. Bir televizyon gazetecisi olarak başladığım kariyerimde şu anda stratejist olarak çalışıyorum. Aslında en çok kendi yaptığım işlerin öğrencisiyim. Columbia Business School ve MIT Sloan ortaklığındaki program da bu öğrenme ve deneyim yolculuklarımın duraklarından sadece biri. 5 yıl önce 37 yaşındaydım 1,5 senelik bu are master’a başladığımda. Zira her yaptığımız işte farklı beslenme kaynaklarına ihtiyacımız var artık bu yolculuk hiç bitmiyor. Benim için de öyleydi. Finanstan, hazır giyime, perakendeden teknolojiye pek çok sektörün geleceği hazırlanma yolculuklarını bizzat projelendirip çalışma fırsatım da bulduğum, güncel ile yenilendiğim bir dönemdir.

 

4.İstanbul Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler lisansının ardından yine aynı üniversitede Yeni Medya yüksek lisansı eklediniz eğitim hayatınıza. Halkla İlişkiler mesleğinin üzerine neden Yeni Medya yüksek lisansını eklediniz? Buna nasıl karar verdiniz?

Okulda bölümlerin pek bir farkı yok, biz iletişimci olarak mezun olduk. Herhangi bir bölümden mezun olduğunuzda bu sadece o işi yapacaksınız anlamına gelmiyor, halka ilişkiler dinamiklerini, deneyimlediklerinize nasıl yansıtıp yansıtmadığınız kritik. Ben hiç bir ajansta halkla ilişkiler yapmadım mesela, direkt uluslararası bir yayın ağının Türkiye ofisinde çalışmaya başladım. Bir diğer yanda iletişim sektörü, iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ve 2004’lerden itibaren Facebook, Twitter ve YouTube gibi mecraların doğuşuyla dönüşüm dönemine girmişti. Ben de bu dönüşümle hizalanmak için doğal olarak yeni medya konusunda ilk masterımı yaptım. Yaptığımız işin evrimini takip ettiğimizde ihtiyacımız olan yeni çalışma ve deneyim alanları otomatik olarak ortaya çıkıyor.

 

5.Halkla İlişkiler eğitimi almak, gazetecilik ve yayıncılık hayatınıza neler kattı?

Şu anda işin geleceğine hazırlık stratejik planlamalarının da kalbi diyebilirim. İletişim disiplini, teknolojik dünyasının da kritik disiplinlerinden biri. Birbirimizle, topluluklarla, ağlarla, sistemler ve dünya ile kurduğumuz ilişki, bağ ve bağlantı kurma yöntemlerimin üzerine şimdi akıllı makinelerin, sistemlerin, nesnelerin birbirleriyle ilişki ve bağlantı kurmaya evrildiği bir dönemi deneyimliyoruz. İletişimi bir disiplin olarak deneyimlemek, sistemler arası bağlantı kurmanın kurallarını yazarken kritik bir bakış açısı sağlıyor.

Bir de gazeteciler ve iletişimcilerin en doğal becerilerinden biri kürasyon yapmaktır. Gazeteler, dergiler, haber bültenleri, hep bir kürasyon yaklaşımıdır. Şimdilerde de teknoloji kültüründe herhangi bir iş ya da sistemin değer yaratması için enstrümanlarının kürasyonunun anlamlı yapılmış olması gerekli. İyi ki o sektörden başlamışım diyorum şimdi ve yararlarını çok görüyorum.

 

6.Halkla İlişkiler ve gazetecilik mesleğini gençlere ve özellikle kadınlara önerir misiniz?

Sadece bir meslek olarak değil, bütünsel olarak iletişim disiplininde becerileri arttırmanın yaptığımız her işe müthiş katkıları olan bir kültürün içinde yaşıyoruz şu anda. Teknoloji kültüründe kendini özgün şekilde yansıtabilen, temiz, net iletişim kurabilen yeteneklere ihtiyacımız var. Bir diğer yanda içerik üretmek, doğru içeriği doğru kürasyonla sunabilmek her işin değerini ortaya koymada kritik. Bakın girişimcilerimizin 3 dakikalık sunumlarında işlerinin potansiyelini en iyi şekilde anlatmalarını isteriz. Fark yaratmak isteyen genç, kadın, erkek, yetişkin fark etmez herkes, önce kendisiyle, sonra topluluklarla ve şimdi bunun içine sistemler de geldi, iletişim becerilerini yükseltmeli.

 

7.Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle gazetecilikte de yenilikler gerçekleşti. Yeni Medya hangi yayın kanallarını kapsar?

Bugün geleneksel mecraların kendi teknolojik dönüşümleri konusunda sınav verdiği bir dönemdeyiz. İçeriğin platform tabanlı mecralardan, her an her yerden, kullanıcın etkileşimi ve yayma gücünün deneyimlendiği, toplulukların büyüttüğü yeni medya mecralarımız var. Sosyal medya kanalları, alternatif e posta toplulukları, Whatsapp gruplarımız, hatta akıllı saatlerimiz bile birer yeni medya aracı…

 

8.Mühendislik dallarında kadınların erkeklere oranla çok daha az istihdam edildiğini görebiliriz. Başka hangi meslekler için geçerli?

Bu sadece mühendislik alanı için değil, pek çok disiplin için de geçerli. Birkaç tane kadın mevcudunun daha yoğun olduğu meslek kümeleri vardı, öğretmenlik tanıtım bunlardan biri. İşe bakış açımızın değişmesi gereken bir dönemdeyiz. Teknoloji kültürü zaten cinsiyet, ırk ve derece ayrımı yapmadan bizi becerilerimizle değerlendiren bir kültür. O yüzden kadının yapamayacağı herhangi bir iş aslında bu kültürde yok. Zira geleneksel endüstriyel sistemin kas gücüne dayalı işleri de makineler tarafından yapılıyor daha da yapılacak. Önce biz kadınların, mesleklerine atılmak isteyen gençlerin, anne babaların ve kurumların iş ve yeteceğine dair bakış açısını değiştirmesi gerekiyor ki içinde bulunduğumuz kültürle hizalanabilelim.

 

9.Herhangi bir mesleği kadın veya erkeklere özel olarak atfetmek doğru mu?

Hiçbir meslek kadına veya erkeğe özel diye ayrılamaz artık. İşe bakış açımızın değişmesi gereken bir dönemdeyiz. Teknoloji kültürü zaten cinsiyet, ırk ve derece ayrımı yapmadan bizi becerilerimizle değerlendiren bir kültür. O yüzden kadının yapamayacağı herhangi bir iş aslında bu kültürde yok. Zira geleneksel endüstriyel sistemin kas gücüne dayalı işleri de makineler tarafından yapılıyor daha da yapılacak. Önce biz kadınların, mesleklerine atılmak isteyen gençlerin, anne babaların ve kurumların iş ve yeteceğine dair bakış açısını değiştirmesi gerekiyor ki içinde bulunduğumuz kültürle hizalanabilelim.

 

10.Çalıştığınız alanlarda kadın olmanın avantaj veya dezavantajlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz?

9 canlı gibi hissettiğim çok olmuştur:)))) Şaka bir tarafa biz kadınların kendini yenileme ve tamir etmede çok sezgisel bir gücü olduğunu düşünüyorum. Yeniliklere uyum sağlamada aslında bizi daha avantajlı kılıyor. Herhangi bir şeyi denemek konusunda cesarete takılıyorsak bu bilin ki bizden, kültürel alışkanlıklarımız ve kendimize bakış açımız da kıramadığımız noktalar olmasından kaynaklanıyor.

 

11.Kariyerinize CNN Türk’te muhabir, yazar ve yapımcı olarak başladınız. Ve yaklaşık 8 yıl orada çalıştınız. Bir yerde uzun yıllar çalışmanın avantajları veya kötü yanları var mı?

Bence dezavantajları artık daha fazla, nasıl deneyimlediğinize bağlı. Kendim için daha farklı deneyimledim bu 8 yılı, çünkü belirli aralıklarla sürekli departman değiştirdiğim ve kendimi yenilediğim işleri yaptım  TV çatısı altında. Tekrarlara düşeceğim anda bu beni hep yeniledi.

Uzun yıllar aynı işi benzer şekilde yapmak, geleneksel endüstriyel sistemlerimizin bir doğalıydı. Şimdi dijital dünya bizi farklı deneyimlerde yolculuklara davet ediyor.

 

12.Bloomberg HT’de Dönüşen Dünya programının sunucu ve yapımcısısınız. Dijital kültürün yarattığı dönüşümü konuştuğunuz programınızı biraz anlatabilir misiniz?

İşlerin, kariyerlerin, hayatın, yeteneklerin dönüşümünü konuştuğumuz, örnekleri ve hikayeleriyle ekrana taşıdığım dijital dünya evriminin nabzını tutan bir program Dönüşen Dünya. Ulusumuzun dönüşümü açısından da çok önemli bir görevi olduğunu düşünüyorum.

 

13.İstinye Üniversitesi’nde Misafir Öğretim Görevlisi olarak hangi dersi veriyorsunuz?

Dijital dünyada ağ etkisi ve iletişimi yönetmek derslerini verdim.

Ağ etkisi, topluluk gücünün yarattığı yeni iş modelleri, değerleri ve platform tabanlı sistemler üzerine bir ders.

 

14.Şu anki mesleğinizde en sevdiğiniz şey nedir?

Sürekli kendimi yenilediğim bir yolculuğun içinde olmam.

 

15.Çalışma hayatınızda zorlandığınız zamanlar olmuştur. En zorlandığınız anları ve üstesinden nasıl geldiğinizi anlatabilir misiniz? Sorunları aşmanızdaki en büyük yardımcınız neler veya kimlerdi? Bu zorluklar hâlâ devam etmekte mi?

Sanırım en çok zorlandığımız zamanları kendi işimi kurmaya başladığım andan itibaren deneyimledim. Çok ciddi bir kendini bilme sınavına giriyorsunuz o andan itibaren. En büyük kavgamız da aslında işle, teknikle değil genişlerken ya da dönüşürken kendimizle.

Sorunları aşmadaki en büyük yardımcım kendime ve yaptığım işe inancım. Yolun akışına da güveniyorum:)

 

16.Gerçekleştirmek istediğiniz hedefleriniz var mı?

Olmaz mı, o kadar çok ki. Daha beni 30 yıl götürürler:))

 

17.Her kadının okuması gereken bir kitap var mı? Sizce hangisi?

Oğlum doğmadan önce okuduğum Kadın Beyni ve Erkek Beyni kitapları benim cinslerimizin farklılıklarına değil, özgünlüklerine bakmamız gerektiği konusunda aydınlanmamı sağlayan kitaplar olmuştur.

 

18.Mesleğinizle ilgili önerebileceğiniz bir kitap, film, belgesel veya dizi var mı?

Her şey her şey. Okuma konusunda çok çok aç olalım ne olur.. Dijital okuryazarlığımızı arttıracak sektörel içerikler, toplumların gelişimi, bireysel hayatın gelişimi, teknoloji vb konularda mutlaka ilgimizi çekecek içerikler olacaktır. Okumaya boş zaman aktivitesi olarak değil kendimize yatırım yaptığımız bir özel planlanan zaman olarak yaklaşalım.

 

19.Kadınlar gününde kadınlara neler söylemek istersiniz?

Mecliste kadın sayısının erkeklerin sayısından daha fazla olmasının haber değeri taşımadığı günleri gördüğümüz an, eşitlikten konuştuğumuz an olacak. Emeği ve hakkıyla çoğalan tüm yaratıcı ruhların gününü kutluyorum.

 

İnci Abay Cansabuncu’ya gençler için kurulan Askıda Eğitim projesine katkı sağladığı için, bilgilerini paylaştığı ve 8 Mart’ta yanımızda olduğu için teşekkür ederim.

Seren Karaşahin