İÇ SAVAŞIN ORTASINDA MÜKEMMEL BİR AŞK:KUMRAL ADA-MAVİ TUNA

İçinde bulunduğumuz bu sıkıntılı dönemin psikolojisini yönetmekte ve bir nebze olsun her şeyi unutmakta imdadımıza kitap, kahve ve müzik üçlüsü yetişiyor. Bugün hep beraber biraz geçmişe gidelim istiyorum. 1990’larda yazılmış bir kitabın içine girelim birlikte, karakterlerin yerine koyalım kendimizi, hem bulunduğumuz dünyadan uzaklaşalım hem de yeni duygular tadalım.

Belki bir kısmınız okudu ve yazacağım şeyleri kendi de hissetti okurken bir kısmınızın içinde de umarım kitaba karşı ufak merak kırıntıları oluşturabilirim. Daha fazla uzatmadan kitabımıza geçmek istiyorum. Kitabımız Buket Uzuner’den Kumral Ada-Mavi Tuna. Kitap size birçok duyguyu aynı anda yaşatıyor hem de en ağırından.

Önce kısaca karakterlerden bahsetmek istiyorum. Tuna, Ada ve Aras kitap bu üç karakterimizin çocukluğuyla başlıyor. Aras, (Tuna’nın abisi) o da sert mizacının altında altın gibi kalbi olup bunu göstermeye çekinenlerden, okudukça daha çok seveceğiniz bir karakter diyebilirim. Tuna, ah mavi gözlü güzel çocuk o kadar masum o kadar sevgi dolu ki onun hikayesini okurken gözyaşlarınızı tutmak oldukça zor. Ada, hikayemizin güçlü karakteri, onun güçlü karakterine özenmemek imkansız. Tuna onun için ‘güzel’ ‘havalı’ ‘baş döndürücü’ veya ‘şahane’ gibi kelimelerin yetersiz kalacağını söylüyor. Haksız sayılmadığını okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Kitabın devamında da başında da birçok karakter giriyor hikayeye ama Şair Doğan Gökay’dan bahsetmeden geçmenin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Şair Doğan Gökay, sevgisini, enerjisini şiirlerine, Ada’ya Tuna’ya adamış bir aşk adamı demek Ada’nın biricik şair dayısı için kısa ama doğru bir tanım olabilir.

Birlikte kitabın hikayesine geçelim artık. Uzun uzadıya Tuna’nın kendi duygu ve düşünceleriyle olan mücadelesini okuyoruz aslında kitapta. Bu sakın sizi korkutmasın çünkü yazarımız bu mücadeleyi öyle güzel işlemiş ki kendi duygularınızla savaşıyormuşçasına heyecanlanıyor, seviniyor ve hatta ağlıyorsunuz. Yazar bütün bu mücadelenin yanına bir de iç savaş eklemiş. Kısaca insanın kendisiyle olan mücadelesinin yanında bir de vatan mücadelesi görüyoruz. Kitap bu iki mücadeleyi çok etkileyici ve sürükleyici şekilde birleştirmiş. Bunun yanı sıra kitap o kadar güzel hayaller kurduruyor ki emin olun o savaşı somut şekilde gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Kitapta Ada’nın güçlü karakterinin hikayesine de değinilmiş. Bu sayede hem Ada’yı daha iyi anlıyoruz hem de kitaba daha çok bağlanıyoruz. Kitabı okudukça karakterleri istemsiz şekilde çevrenizle bağdaştırmaya başlıyorsunuz ama en çok Ada olmak istiyorsunuz. Ada kadar güçlü olmak ve onun kadar güzel sevilebilmek. Buket Hanım aşkı da o kadar güzel tasvir etmiş ki insanın bıkmadan aşık olası geliyor.

Kumral Ada-Mavi Tuna, iç savaşı ve insanın kendisiyle olan savaşını inanılmaz bir dille toplumsallaştırmış bir de üstüne aşkın tasvirini koymuş üstelik alışagelmiş şekilde güzellemeden bütün gerçeğiyle koymuş bu tasviri. Yani uzun lafın kısası hayatın gerçeğinin hikayesini görüyorsunuz bu kitapta. Bilmediğiniz bir hayat da değil üstelik kendi hayatınız.

Yazımı Tuna’nın Ada için yaptığı bir tanım ile bitirmek istiyorum. “Onun için, bu dünya dışından gelmiş kadar değişik, bir kuyruklu yıldız kadar etkileyici, iyi pişmiş kahve kadar tiryakilik yaratıcı, gezegene yalnız yollandığı için eşsiz, bir ipekböceği kadar dik başlı denildiğinde bir şeyler söylenmiş sayılır ancak.” Sizleri Kuzguncuk’a doğru bir yolculuğa çıkmaya davet ediyorum. Yanınıza mendil ve Mabel çikolatalarından/sakızlardan almayı unutmayın.

İNCİ UYGUN

 

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *