Hacimce Küçük Etkisi Büyük Kitaplar

 

 

    Hangimiz bilebilirdik ki neredeyse bütün yıl eve kapanacağımızı? 2020’ye girerken kendimize koyduğumuz kitap hedefini karantinada okuduklarımızla ikiye, belki de üçe katlayacağımızı kim tahmin ederdi? Yeni yıl, yeni hedefler ve yeni listeler… Umudumuzu kaybetmemekle beklentiyi çok yükseltmemek arasındaki dengeyi kurabildiğimiz bir yıl olsun, ne dersin?

            Bir süre daha evde olduğumuza göre, karantina akşamları pijamalarını giyip sıcak köşene çekildiğinde elinden akıp gidecek kitap önerilerime hayır diyeceğini sanmıyorum. Şimdi bahsedeceğim kitapların hacmi küçük, etkisi ise günlerce seninle kalacak kadar büyük.

  • Katip Bartleby:

Yazıldıkları döneme hapsedilmemiş, hala bizimle olan ve bir dönemin insanlarında psikososyal açıdan ciddi etkiler yaratan bazı kitap kahramanları vardır. Katip Bartleby, dönen çarkın uyumsuz dişlisi, “yapmamayı tercih etmiş” bir kişilik… Hakkındaki soru işaretlerine kitaptan öte bir çabayla yanıt arayacağınız, sizi içinden çıkılması zor bir hale sokacak bu karakterle tanışmanızı öneririm.

  • Mecburiyet:

Zweig’ın eşsiz psikolojik tahlillerinin yer aldığı, savaş karşıtı düşüncelerinin etkisinde yazılmış bir eser. Savaşa alınmamak için İsviçre’ye kaçan Ferdinand ile eşi Paula arasındaki vicdan oyunlarını konu alan kitapta, arada kalmışlığı iliklerimize kadar hissedeceğiz.

  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü:

Victor Hugo’nun, Paris’te Greve Meydanı’nda gerçekleştirilen bir idamdan etkilenmesi sonucu ortaya çıkan eser; yerinde olmayı belki de hiç istemeyeceğimiz bir karakterle zorlu bir empati sürecine girmemizi sağlıyor. Ölümünü bekleyen bir adamın düşüncelerini okumak sandığınızdan daha çarpıcı olabilir.

  • Genç Werther’in Acıları:

Döneminde birçok kişiyi intihara sürükleyen ve Werther’in giyim tarzının moda olmasını sağlayan mektup biçiminde yazılmış şiirsel ve karamsar bir eser… Oldukça hassas ve derin duygulara sahip bir hukuk stajyerinin hissettikleri yüzünden kuru bir yaprak misali savruluşuna şahit olacağınız bu kitabı hayatınız boyunca unutamayacaksınız.

  • Altıncı Koğuş:

Akıl hastanesinden bize seslenen bu novellayı, kendini yetiştirmiş bir hasta ile doktor arasındaki felsefi tartışma oluşturuyor. Doktor, bu tartışmanın bitiminde içinden çıkılamaz bir sona geldiğini fark edecek ve kendini bir çırpıda okutan bu yoğun eser karşısında şaşkınlığınızı saklayamayacaksınız.

 

 

Elif Nur ÜNAL

Instagram Blog: @visuallagom

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *