GÖZÜ PEK BİR DENEY ADAMI: DOKTOR OX

Pandemi şartları altında geçirdiğimiz koskoca (!) bir yıl geride kaldı. Belki sevdiklerimizden uzak, evlerimizde kendi kendimizle kaldık. Hala kısmen evlerimizde sayılırız.

Kendimizi geliştirmek ve hayatın bu zorlu zamanlarından biraz sıyrılmak adına kitap okumak mükemmel bir motivasyon kaynağı.

Bugün sizlerle yeni yılın ilk zamanlarında okuduğum ve çok beğendiğim Jules VERNE’in kaleminden çıkmış, Türkiye’de 1992 yılında basılmış ve özgün adı ‘’Une fantaisie du Docteur Ox’’ olan ‘’Doktor Ox’un Deneyi’’ ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Adından yola çıkarak başlıyorum. Doktor Ox’un bahsedilen deneyi; Flandre’da, hayali kent Quenquendone üzerinde yapılıyor. Kentin en büyük özelliği sessiz, sakin, yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan yaşayan halk. Öyle bir kent düşünün ki yöneticiler herhangi bir konuda karar alma cesaretini bile gösteremeden ölüyorlar. Deneyin etkileyici kısmı da, halkın bu özelliklerini baştan aşağı farklı bir hale getirmesi. Çünkü Doktor Ox, kenti aydınlatma projesi adı altında, halkı onlardan habersiz kobay olarak kullanıyor.

Kitabı okumaya başladığım andan itibaren, bir sonraki sayfayı hep merakla bekledim. Akıcı, sade ve gayet anlaşılır bir dille yazılmış. Bu nedenle nasıl olduğunu anlamadan kitabı bitirdim.

İlgisini çeken, merak eden ve okumak isteyenler olur diye içerik hakkında fazla detay vermiyorum.

Dilerim ki 2021 bize her açıdan çok iyi gelir. Öncelikle sağlık, daha sonra yeni umutlar ve mutluluklarla gelir. Bol bol okuyup, kendimize olabildiğince çok şey kattığımız bir yıl olur.

Herkese keyifli okumalar…

Sena DEMİRBAŞ

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *