Fotoğraflarıyla Tarihi Durduran Adam Ara Güler

“Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır.
Tarihi zaptediyorsun. Bir makina ile tarihi durduruyorsun.”

16 Ağustos 1928’de İstanbul‘da doğan Ara Güler, ünlülerin, sokağın, sesin ve dünyanın fotoğrafçısıydı. Matrak kişiliği, anılarından okuduğumuz ve röportajlarından dinlediğimiz keyifli sohbetiyle Ara Güler, günümüzde fotoğrafçılıkta büyük bir usta olarak kabul ediliyor.

Objektifine takılan keyifli İstanbul sokakları, renkli ve renksiz fotoğraflar ile Dünya’nın başka yerlerinden manzaralar hâlâ değerini koruyor. Fotoğraflara baktıkça kendinizi eski sokaklarda yürürken, İstanbul ve Anadolu’daki manzaraları beraberce izlerken, hatta bir vatandaşın yüzündeki gülümsemeyi fark edip gülerken buluyorsunuz.

Fotoğraf, o anı dondurmak ve bir başka zaman, tekrar o ana dönmektir. Fotoğraflar bu yüzden insanlar için değerli olmaktan çıkmayacak.

Ara Güler’in Dünya’dan ve Türkiye’den fotoğrafları Time-Life gibi popüler dergilerde çalışırken çeşitli ülkelerde sergilendi.

Aziz Nesin, Ara Güler’in çekimi.

 

Orhan Kemal, Ara Güler’in çekimi.

 

Marlon Brando, Ara Güler’in çekimi.

 

Sophia Loren, Ara Güler’in çekimi.

 

Picasso, Ara Güler’in çekimi.

 

İsmet İnönü, Ara Güler’in çekimi.

 

Renkli İstanbul, , Ara Güler’in çekimi.

 

Afrodisias’ın Keşfi ve Sütunlar

 

Ara Güler; kimi zaman Anadolu’da kimi zaman İstanbul’da bazen de Dünya’nın çeşitli yerlerine yaptığı yolculuklarda insanları dondurmuş, o anlara dönmemizi sağlamış. Afrodisias Antik Kenti‘ni keşfeden ve halkı, antik eserleri kullanırken fotoğraflayan Ara Güler; Soner Yalçın‘ın Oradaydım programı röportajında Afrodisias’ı nasıl keşfettiklerini anlatmıştır. Hatta ”Afrodisias’ın Çığlığı” isimli bir kitap da çıkarmış olan Ara Güler, kitabın ismi için ”gel beni kurtar diyen Afrodisias’ın çığlığıdır bu!” diyor.

Devir 1958, Adnan Menderes’in son yılları. Çalıştığı dergideki görevi Menderes‘in gittiği yerlere gidip, onun fotoğraflarını çekmek. Adnan Menderes nereye giderse Ara Güler de oraya gönderiliyor. Adnan Menderes, Aydın’ın Geyre beldesinde bir baraj açılışına gidecek.

Ara Güler durur mu, o da hazırlanıyor. Aydın Valisi’ne gidip, özel şoför istiyor baraja gitmek için. Sonuçta çalıştığı dergi bütün kapıları açıyor ona. Vali kabul ediyor ve bir şoför görevlendiriyor Ara Güler’e. Beraberce baraja gidiyorlar, fakat açının ters olduğunu fark ediyor. Çektiği fotoğraflar hep karanlık çıkıyor. Işık istediği gibi olmadığından güneşin batmasını bekliyor Ara Güler. Daha sonra bir dağa çıkıyor ve oradan barajın fotoğrafını çekiyor.

Dönüş yolunda iyice kararan havada arabayla yolu bulmaya çalışıyorlar. Şoförle birlikte kaybediyorlar yollarını. Işık yok ve etrafları taş. Nereye gitseler hep aynı yerden geçtiklerini hissediyorlar. Daha sonra Ara Güler‘in aklına bir köy bulup, geceyi orada geçirmek geliyor. Şoförden bulduğu ilk köye arabayı sürmesini istiyor. Bir köye varıyorlar. Köyde elektrik yok, gaz lambalarıyla aydınlanıyorlar. Bir bakıyor Ara Güler, köy halkından kimi pişpirik, kimi diğer oyunları oynuyor fakat nerede? Sütun başlıklarını masa ayakları yapan halk, tarihi eserlerden faydalanarak hayatını o köyde geçiriyor.

 

                                                                                                                                                             

Sabah olunca etrafı dolaşan Ara Güler, eserlerin fotoğrafını çekiyor. Kimi eser, çamaşırlık olarak, kimisi de bank olarak halk tarafından kullanılıyor. Renkli fotoğrafları baraj için çektiğinden siyah-beyaz fotoğraflar çekmek durumunda kalıyor. Dergiye döndükten sonra çalıştığı yer, bu fotoğrafları ve bu yeni keşfedilen yeri incelemek için çok da hevesli olmuyor.

 

Fotoğrafları gören yabancı dergiler, Ara Güler’i arayıp renkli fotoğraflar istiyor. Tekrar üç günlüğüne köye yine aynı şöforle giden Ara Güler, renkli fotoğrafları çekip, dergilere yolluyor. Böylece Afrodisias, Türkiye ve tüm dünya tarafından fark ediliyor.

Ara Güler’in dünya kamuoyuna duyurduğu ülkemizin güzellikleri sadece Afrodisias ile sınırlı değil. Nuh’un Gemisi ve Nemrut Dağı‘nı da başarılı fotoğrafçı dünyaya duyuruyor. Günümüzde tarihi veya doğal bir yere sahip olmak kadar, o bölgenin reklamını veya duyurusunu yapmak da pekala önemli sayılıyor.

Ara Güler’in anıları gerçekten birbirinden ilginç. Bu anıları kitaplarında, ona yazılmış kitaplarda ve verdiği röportajlarda bulunabiliyor.

Konuşmalarında sürekli “filan falan” kelime grubunu kullanan Ara Güler, röportajlarında oldukça samimi davranışlar sergiliyor. Bu anıları dinlemek, fotoğraflara bakınca, arkaplanda olanları bilme hissine sebep oluyor.

Salvador Dali, Kılıç Düellosu ve Vaftiz Kız

Salvador Dali, gerçeküstü resimleriyle ve bıyıklarıyla ünlü, farklı kişiliğiyle tanınan İspanyol bir ressam. Günümüzde hâlâ çok popüler. İspanyol olmasına karşın Paris‘te bir müzesinin bulunması da onun evrenselliğini gösteriyor diyebiliriz. Ara Güler de bu tuhaf ama başarılı ressamın fotoğrafını çekmek ister. Salvador Dali’nin Paris’teki oteline gider. Kapıyı açan Salvador Dali, içeri giren Ara Güler‘in fotoğraf çekmek istediğini öğrenince hemen ondan dakikalık 25.000 Dolar ister. Ara Güler de esprili bir dille vermeyeceğini söyleyince kapı dışarı atar Dali onu. Bu tuhaf tanışma hikayesinin devamı daha da ilginçtir. Kim der ki böyle bir tanışmanın sonunda kılıç düellosu yapabilecek iki dost olacaklardır.

Ara Güler, Paris’te bir arkadaşıyla görüşür. Yemekte kadının Dali’nin vaftiz kızı olduğu anlaşılır. Bir görüşme ayarlanır hemen. Dali bu sefer fotoğrafçıdan para talep etmez. Şanslı gününe denk gelen fotoğrafçı, Dali’nin fotoğraflarını bir güzel çeker. Kılıçla fotoğrafçıya poz veren ressam, gerçekten ilginç bir kişilik olduğunu kanıtlar nitelikte davranmaktadır.

Dali hakkında “Öyle bir adam ki, gümüş bastonunu uzatıp gözüne saplar, sonra seni kurutur, resimlerindeki erimiş saat gibi balkonun köşesinden bir havlu gibi sarkıtır.” der Ara Güler.

Ara Güler, fotoğrafın sanat olmasına gerek yok dese de, bizce fotoğrafları birer sanat eseri ve kendisi de çok kıymetli bir sanatçı.

Arkas Sanat Merkezi’nin internet sitesinde bulunan ”Ara Güler-Merhaba İzmir!” sergisini çevrimiçi olarak gezebilirsiniz. Sergide İzmir fotoğraflarının yanı sıra dünyaca ünlü yazarlara, Türk edebiyatçılara ve belgesellerle birlikte, Ara Güler’in hayatına dair anektodlarla karşılaşabilirsiniz.

Kaynak: 1, 2, 3.

Teşekkür: Cenk Caner’e Ara Güler ile yapılan röportaj videosunu bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.

Seren Karaşahin

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *