KLAUS : BİR NOEL HİKAYESİ

Noel; ışıklarıyla, yansıttığı ruhuyla, ren geyikleri, hediyeleri ve Noel babasıyla her zaman içimizi ısıtmıştır. Klaus ise, Noel’den bahsetmeden Noel ruhunu ve Noel’i anlatan, harika bir animasyon…

            Klaus, Türkçe’ye “Sihirli Plan” olarak çevirilen, İspanyol yapımı bir Noel filmi. Sergio Pablos ‘un ilk yönetmenlik deneyimi olan film, aynı zamanda Sergio tarafından da yazıldı. Netflix’in ilk animasyon filmi olan Klaus, 8 Kasım 2019 tarihinde piyasaya sürüldü ve gayet olumlu eleştiriler aldı. Film, 92. Akademi Ödülleri’nde (Oscar Ödülleri)  En İyi Animasyon Filmi kategorisi adayı oldu. Şuan IMDb’de 8.2 puanı var ve en iyi animasyon filmleri kategorisinde 11. sırada yer alıyor.

Filmimiz; babası kraliyet posta müdürü olan Jesper’ın, postacılık okulunda yaptığı haylazlıklar nedeniyle soğuk, ıssız ve ruhsuz bir kent olan Smeerensburg’a yollanmasıyla başlıyor. Smeerensburg’a gönderilen Jesper’ın tek amacı, yeterli posta sayısına erişip sıcak evine ve rahat yaşamına geri dönebilmek oluyor fakat buna karşılık Smeerensburg halkı hiç posta göndermiyor. Burada yaşayan iki aile arasındaki nedensiz ve bitmek bilmeyen kavga sebebiyle insanlar günlük işlerini dahi yapmayıp birbirlerine sataşıp kavga etmekle uğraşıyor. Bu durumu gören Jesper, tüm numaralarını denese de bir sonuç alamıyor. Taa ki, herkesten uzakta yaşayan yaşlı Klaus’la tanışana kadar. Klaus ve Jesper tanışınca hem kendi hayatları hemde tüm kentin kaderi değişiyor.

Klaus gerek eleştirmenlerden gerekse izleyen kişilerden çok övgü alan bir yapım oldu. Yapılan yorumların çoğu Klaus’un eskimeyecek bir Noel filmi olduğu yönündeydi. Bana göre Klaus’u bu kadar ‘başarılı’ bir film yapan ne akıcı senaryosu ne de harika görselliği. Klaus, aslında bir değişim hikayesi. İşlenen konu her ne kadar sıcak, samimi de olsa bir filmi anlayabilmek, onu özümseyebilmek için yegane unsur o filmde kendimizden bir şeyler bulmamızdır. Klaus’un içinde barındırdığı tüm karakterler kusurlu. Hepsinin kendilerine özgü insani kusurları var. Fakat film ilerledikçe görüyoruz ki bu karakterlerin hepsi birlikte bu kusurları aşıyorlar. Değişiyorlar. Bu, Klaus’u sadece bir noel filmi olmaktan ayıran ve kendimizden bir parça bulmamızı sağlayan en büyük özelliği. Çünkü hepimiz değişerek, gelişerek hayata tutunuyoruz ve büyüyoruz.

Ayrıca filmde Noel’den hiç bahsedilmiyor. Noel temalı filmlerin çoğunda Noel olduğunun farkında olarak olaylar akışta gelişir ama Klaus’ta Noel’den bahsetmeden tüm bu Noel ruhu yaşatılıyor. Bir şeyi duymaktansa hissetmek her zaman daha kalıcı izler bırakır. Bu yüzden, filmin bu şekilde kurgulanmış olması tüm bu ruhu daha iyi hissetmemizi sağlıyor.

Son olarak, benim Klaus’ta en sevdiğim ve etkilendiğim sahneden bahsetmek istiyorum. Filmde bir sahnede Margu adında küçük bir kız film boyunca istediği ama bir türlü bu isteğini anlatamadığı hediyesine kavuşuyor. Bu sahnede işlenen ve seyirciye gösterilen o saf mutluluk, aslında bize tüm filmde yaşanan değişim ve gelişimlerin asıl kaynağını vurguluyor.

2021 yılına yeni girdiğimiz bu dönemde Klaus, içimizdeki Noel ruhunu yaşatmak ve keyifli zaman geçirmek için çok güzel bir animasyon. Umarım izleyen herkes benim kadar keyif alır!                                                                                                                                                               

                          Zeynep Sude Mıdıkoğlu

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *