Bir Sokak Sanatı Örneği: Levent Mahallesi

 Sokak sanatı deyince aklına gelen ilk şey ne? Belki de sokaktaki duvarlarda gördüğün renkli yazılar, grafitiler çoktan aklına geldi bile. Evet, sokak sanatı da, akla ilk gelen şey olan bu duvar resimleri ve mozaikler ile oluşan kamusal sanatı, modern mimari üslup ile mahalle ölçeğine taşıyan işlerdir. Adına bir çeşit ‘’sesini duyurma çabası’’ da diyebileceğimiz sokak sanatı, bir yandan sanat odaklı üretimler iken, diğer yandan insanların dile getiremediği şikayetleri bir ‘’serzeniş modeli’’ olarak duvarlara işlemesiyle ifade etmesidir. Bu süreç 1930larda modernleşme ile başlamıştır. Modernleşmenin ekonomik, politik etkileri mimariyi de etkilemiş ve bina cephelerinde duvar sanatı olarak başlayan bu serüven, kentin çeşitli yerlerinde geçmişten günümüze devam etmektedir. Tek değişen şey geçmişteki şikayetler ile günümüzdekiler değişmiştir ve haliyle bu duvar sanatına yansımıştır.   

                      

 Kamusallığı ve fonksiyonelliği ile göze çarpan Levent Mahallesinde ise dönemin önemli sanatçılarının, mozaikler şeklinde duvar cephelerine işlendikleri eserler ile öne çıkmaktadır. Kemal Ahmet Aru’nun başlattığı bu mozaiklerle dolu cephelerde, sanat ve mimari ilişkisine karşı Aru, tavrını şu şekilde ifade etmiştir; “Mimar eli değmedikçe resim bir göçebe hayat yaşamaya, daha doğrusu yaşamadan diri diri gömülmeye; yahut da loş müze salonlarında uykuya dalmaya mahkumdur” diyerek mimari ve sanat işlerinin bir arada yaşatılması gerektiğini vurgular. Ekip halinde çalışan Aru, bu ilişkiyi desteklemek adına Levent Mahallesi’nde birçok cephe işlemesi ele almış ve kamusal sanat bağlamı içerisinde sanat-mimari pratiğini gözler önüne sermiştir. 

                    

 

 2000’li yıllar öncesinde bu mahallenin mimari dokusunun sadeliği göze çarparken mozaiklerde bu sadelik içinde ön plana çıkmış ve büyük önem kazanmıştır. 2000 sonrası ise ihtiyaç ve arzular sonucu mahalledeki işlevler değişmiştir. Tekil ve dönemin izlerini taşıyan evler yerini büro ve apartmanlara bırakmıştır. Büyük reklam panolar, neon ışıklı tabelalar ve klimalar ile cephelerde bir karmaşaya neden olmuştur. Haliyle duvarlara işlenen mozaiklerde bu durumdan etkilenmiştir.  Cumhuriyet döneminin önemli sanatçıları tarafından yapılan bu duvar sanatının korunması adına çalışmalar devam etmektedir. 

 

                  

 Bu sanatı Türkiye dışında birçok yerde görmek mümkün. Aslında sokak sanatına, yapılan işlemelerin, çizimlerin, boyamaların kalıcı bir şekilde sergilenmesi diyebilir miyiz ? Bununla birlikte her çizimin kıymetli bir geçmişi olduğu ve korunması gerektiğini de unutmamalıyız. Tıpkı Levent Mahallesi örneği gibi…

Bol Sanatlı Günler

Rabia VAPUR

2 Yorumlar

  • Erhan kayman Posted 25 Nisan 2021 23:23

    Basarilar

  • Serkan Aslan Posted 27 Nisan 2021 20:02

    👍🏿

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *