BİR ÇOCUĞUN HAKKINI İHLAL ETMİŞ OLABİLİR MİSİN?

BİR ÇOCUĞUN HAKKINI İHLAL ETMİŞ OLABİLİR MİSİN?

Çocukların gelişimindeki problemlerin bir toplum sorunu ve bir çocuğun yetiştirilmesinde tüm toplumun bilimsel bir tavırla sorumlu olduğu düşüncesi Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi ile kabullenilmiştir. Günümüzde kabul gören ve çocuk haklarına yönelik hak savunuculuğunun dayanak noktasını oluşturan uluslararası belge Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’dir. Bu belgede çocuklara yönelik ahlaki boyutta gerekli ve kanunlar tarafından korunması gereken pek çok fiziksel, psikolojik ve sosyal hak güvence altına alınmıştır.

 İnsan haklarının yaşamın içine doğru uzanan dallarından biri olan çocuk hakları, pek çok haber başladığının konusunu oluşturmakta. Ne yazık ki çocukların sağlıklı ve güvenli şekilde yetiştirildiği bir toplumda değil, ihmal ve istismarların çoğunlukta olduğu gündemlerde çocuk haklarına rastlar olduk. Her geçen dakika önüne geçilmesi zorlaşan bu ihlallerin farkında olmak; en başta insan, daha sonra bilinçli vatandaş ve hak savunucuları olmanın sorumlulukları arasındadır. UNİCEF, son 10 yılda çocuklara yönelik 170 bin ihlalin kayıtlara geçtiğini bildirdi. Gerekli matematiksel işlemleri yaptığımızda günde onlarca çocuğun gelecek ışığının, yetişkinlerin karanlık dünyasında söndüğünü görüyoruz.

Yaşam Hakkı

 Her çocuğun sağlıklı bir yaşam sürme hakkı vardır. Bu demek oluyor ki çocukların fizyolojik ihtiyaçlarının en iyi koşullarda karşılanması ve tedavilerinin sağlanması gerek. Peki yağmurda çamurda, sokak köşelerinde mendil satmaya zorlanan çocukların öksürüklerine kulak tıkamak bir hak ihlali değil midir? Terk edilmiş veya istismara uğramış çocukların küçücük bedenlerinden süzülen yaşlar, ihmalin farkında ve vicdanlı olan hiç kimsenin yüreğindeki ateşi söndürmeye yetmez.

Eğitim Hakkı

 Anne ve çocuk ölümlerinin en önemli sebebi, annelerin eğitim düzeyinin düşük olmasıdır. Buna paralel olarak kız çocuklarının okuma yazma oranındaki artış, bebek ölüm hızını azaltmaktadır. Çocuğun sosyal, psikolojik ve duygusal gelişimi için eğitim hayati önem taşımaktadır. Eğitim hakkından mahrum büyüyen çocuklar kendilerini yeterince koruyamamakta ve zengin bir kültürel yaşam sürememektedir. Yetişkinlik çağında ise eğitimsizlik, aktif bir şekilde çalışma gereksiniminin karşılanamaması olarak karşımıza çıkar. Caddelerdeki telaşlı koşuşturmalarımız sırasında, eğitim hakkından mahrum bırakılmış ve çalışmaya zorlanan kaç çocukla karşılaştığımıza dikkat etsek daha güzel yarınlara uyanabilir miyiz?

Katılım ve Şikayet Hakkı

 Çevremizdeki çocukların ilgi alanlarını yeterince destekliyor ve onları alakadar eden konularda karar alırken fikirlerini soruyor muyuz? Doğduğu andan itibaren her anını sosyal medyada paylaştığımız çocuklarımızın kişisel verilerini rızalarını almaksızın kötü niyetli insanların kullanımına ve paylaşımına sunduğumuzun farkında mıyız? Çocukluğundan itibaren kişisel verileri sanal ortamda işlenen bireylerin unutulma haklarının hesabını kim verecek?

 Çocuklar, kimsenin geleceği değildir; çocukların geleceği ise ihmallere konu olamaz. Onlar insan oldukları için psikolojik, fiziksel ve sosyal haklara sahiptirler. Çocuklarımızın ihmal edilmediği, yetişkinlerin hegemonluğunun gölgesinde yaşamadıkları bir hayat dileğiyle…

Elif Nur ÜNAL

Instagram: @visuallagom

Yorumlar

Your email address will not be published. Required fields are marked *